Keyifli geçen bayram tatili sonrası maalesef keyifsiz oldu. Bir hafta sonra başlayan öksürüğün ve ateşin bizi kahretti. Bir hafta uyku uyumadan, huzursuz ve mutsuz geçirdik. Aslında ciddi bir hastalık değildi geçirdiğin fakat şurup içmeye karşı göstermiş olduğun direnç yüzünden uzun sürdü bitkinliğimiz:( Güzel güzel anlattık olmadı, tiyatrolar oynadık olmadı, zorla içirelim dedik felaket oldu, gizli içirelim dedik hemen çaktın durumu:)yapacak bir şey kalmadı yani tükendik.
En son 2 gün önce koyu kıvamlı çorbanın içine kattığım şurubu bile anlayıp, bu çorba ilaçlı deyince pes ettim. Tabii öncesinde yapmış olduğum kutu meyve sularına enjekte ettiğim şuruplarda da pes etmiştim. Yaptığım hiç bir Nuri Alçoluk işe yaramadı yani:))
Pek çok çocuk sever şurup içmeyi sen neden böyle direniyorsun bilmem. Ama sen direndikçe mikroplar da direniyor yani olan bana oluyor:((
Tek korkum hasta olman sırf bu huyun yüzünden. Şu kışı sağ salim atlatırsak ne mutlu bize
15 Aralık 2009 Salı
2 Aralık 2009 Çarşamba
Bayram Gezisi...
Bu bayram ailece değişiklik olsun diye Çanakkale'ye, doğduğum topraklara gittik. 3 gece 4 gün süren konaklama ve uzun uzun süren keşif gezilerimiz çok şükür kazasız belesız, hastalıksız atlatıldı. En büyük korkum sağlıklı götürdüğüm oğlumu hasta bir şekilde getirmekti. Neyse ki o kadar koşmaya, terlemeye, uykusuzluğa, yorgunluğa, kış vakti girilen havuzlara rağmen sağlığın yerinde. Zaten doğduğundan beri karnın tok olsun, uykun tam olsun, üşüme, terleme hayatın anlamı benim için bunlar:) Otelin mini clubında tüm çocuk ve görevlilerin gözdesi oldun. Herkes konuşmana, tavırlarına ve mimiklerine bayıldı. Boğaz manzaralı bir oda ve yapılan feribot seferleri sonrasında düşkün olduğun kepçeler, kamyonlar yerine son günlerde gemi, kayık, feribot sözcükleri dilinde... Her tatilde olduğu gibi bu tatil süresincede bağlandık yine birbirimize, ayrılması yine çok zor oldu. Artık yapılmaması gereken bir davranış yaptığında hemen beni sakinleştirmek için kızmama fırsat vermeden yüzünü sevimli yapıp, anne cici cici diyerek beni sakinleştirmeye çalışıyorsun:)))4 Kasım 2009 Çarşamba
3 Kasım 2009 Salı
2 Kasım 2009 Pazartesi
Doğum Günün Kutlu Olsun Herşeyim

Canım oğlum, koskoca:) 2 yılı geri de bıraktık. Bu gun doğum günün. Daha nice uzun seneler hep birlikte, sağlıkla mutlulukla geçiririz inşallah.
Bu sene doğum günün pazartesi gününe denk geldiği için, doğum günü partimizi cumartesi akşamı gerçekleştirdik. Nedeni malum Adana'dan anneannenleri gelmesi, İstanbul'dan halanların, dayınların rahar rahar gelebilmesi. 29 Ekim Bayram tatili, üzerine birde dezenfekte tatili:) eklenince 4,5 gün tatilimiz oldu. Anneannenler ve halanlar o nedenle erkenden gelebildiler. Herşey gayet güzel gidiyordu. Hep bir aradaydık, mutluyduk. Cuma günü kısa kesik kesik öksürüğün bile beni tedirgin etti hemen eyvah doğum günü kutlamasında hasta olmasın diye. Hemen doktora gittik. Doktor çok fazla birşey olmadığını söyleyerek çok sevdiğin! şuruplardan verdi. İçimiz rahat etti. İlaçlarını almaya gittiğimizde eczacı hemen size grip ve zatürre aşısı yapalım dedi. Bende geçen hafta boğaz enfeksiyonu geçirmiştim ama olsun dedi, sağolsun. Tam herşeyin en yoğun olduğu gün cumartesi günü elim ayağım tutmaz oldu.Allahtan partiyi büyükbabanın evinde yapmaya karar verdikte evde birde temizlikle uğraşmadık. Artan ateşim hepimizi tedirgin etti salgın dolayısıyla. Hemen acile... Tahliller,tetkikler derken doğum günü partine bir kaç saat kala kolumda serumla bir odada:( Ağlaya ağlaya tahlil sonuçlarını bekle... ölücem, çocuğumu göremiycem:( Neyse serum damla damla beni kendime getirdi. Getirmese de kendime gelmek zorundaydım ya neyse. Sonuçlarda da birşey çıkmayın psikoloji hemen düzeldi:) Eve gidip üst değiştirilip misafir sanatçı gibi oğlumun doğum günü partisine yetiştim.
Parti de herşey çok güzeldi. Daha büyük olduğu için büyükbabanın evini tercih etmiştik. İyi de oldu. Çekirdek ailelerimiz ve çekirdek aile yakınlarımız:) hepimiz bir aradaydık. Herkes senin için oradaydı. Sende gecenin yıldızıydın tabii ki:)
Elinde uçan balonlarla koşturup durdun bütün gece Berke'yle birlikte. Pasta kesme anı geldiğinde kendi kendine "ii ki doodun Kaaan" sarkısı söyleyip mumumları üfledikten sonra kendini deli gibi alkışlaman ve bunun tam üç kez tekrar etmesi hepimizi çok güldürdü.
Canım oğlum, seni çok seviyoruz. Doğum günün kutlu olsun.
13 Ekim 2009 Salı
Nezaket İfadeleri:)
Biririk papağanım, konuşkan olunca daha da güzel konuşsun, nazik ve kibar olsun diye çalışmalara başladık. Zaten zamanıda gelmişti. Zaman zaman seslendiğimizde ya da söylediğimiz birşeyi anlamadığında neee, hııı demesi sinirimize dokunmaya başlamıştı üstelikte evde sürekli efendim, teşekkür ederim, sözcükleri kullanılmasına rağmen.
Biz hatırlattıkça kullanıyor papağanım;
-efeennim, hos geldiii, teşekküüle :)Dün gece de Aycan Teyzen, Büyük baban ve Tolga amcan bizdeyken marifetlerini göstereceğizyaa:) baban hapşurma taklidi yapıyor ama senden tık çıkmıyor. Ben hemen devreye girip sana hatırlatıyorum; oğlum ne demen gerekiyor diyee:) Bunun üzerine sabahın köründe yaşadıklarımız fıkra gibiydi
Sabah erken saatte uyanınca yanına yatıp birazdaha uyumanı sağlamaya çalıştım. 15-20 dk sonra sen mışıl mışıl uyumaya başlamışken, baban şiddetli bir şekilde hapşırdı. Ben hay allah şimdi uyanıcak derken, sen şöyle bir yerinde kıpırdanıp sesini babana duyurmaya çalışarak çok yasa! :) dedin ve uykuya devam ettin:)) bende seni gülücüklerimle uyandırmamak için zor tuttum kendimi
5 Ekim 2009 Pazartesi
ilk telefon, ilk meslek:)
Canım meleğim az önce sennle ilk telefon görüşmemeizi yaptık. Çok heyecanlandım:) Günlerdir telefonu elime verip "Anneanne ara" ya da "Berke'yi ara" "Büyük'ü ara" şeklindeki isteklerinle küçük çaplı bir telefon sapığı olmuş durumdaydın zaten. Bu gün ilk defa ben de seninle konuşma şerefine eriştim çok şükür:) Ne büyük bir zevkmiş... Ben sana seni çok sevdiğimi,özlediğimi söyledim. Sen de bana top oynuyom ve evi dağtıyom:) diyerek neler yaptığını anlattın:))
Az önce seni arama sebebim sağlığını merak etmemdi. Maalesef bir haftadır bağırsak enfeksyonu sorunu yaşıyoruz baban ve ben. Sen de perşembe gecesi mide bulantısı ve kusma başlayınca korktuk. Seni çok sevdiğin sütten ayırdık:( memeden kestiğimiz günlerdeki sıkıntıları yaşıyoruz resmen.. Allahtan sadece uyku öncesinde istiyorsun. Ama isteğin uykusuzlukla birleşince inanılmaz bir kriz yaşanıyor!
Küçük papağanım zaten herşeyi söylüyor, yada söylemeye çalışıyorsun uzun zamandır ama son günlerde 2,3 kelimelik cümleler kuruyorsun sık sık. Bu cümleleri duymak bizi de mutlu ettiği için sende daha coşkulu bir şekilde sürekli terar ediyorsun. Örneğin geçen akşam büyükbaban ve büyükhalan bizdeydi. Çay ikramı sırasında sek tek tek onlara "çayına şeker koydun mu?" soru sorunca hepimiz koptuk tabii:)
Dün gece arabayla gezerken, o bahsettiğim cümlelerinden bir kaçını daha kurdun:)
- Anneciiim Ay.
- Evet oğlum Ay.
- Anne ay bir tane
- Evet bebeğim doğru, Ay bir tane.
- Ben Ay'a çıkacaaam!
- OOOOO İnşallah:)
- Demek ilk mesleğin bu olacak, astronot.
- Astor olacaaaam.
Az önce seni arama sebebim sağlığını merak etmemdi. Maalesef bir haftadır bağırsak enfeksyonu sorunu yaşıyoruz baban ve ben. Sen de perşembe gecesi mide bulantısı ve kusma başlayınca korktuk. Seni çok sevdiğin sütten ayırdık:( memeden kestiğimiz günlerdeki sıkıntıları yaşıyoruz resmen.. Allahtan sadece uyku öncesinde istiyorsun. Ama isteğin uykusuzlukla birleşince inanılmaz bir kriz yaşanıyor!
Küçük papağanım zaten herşeyi söylüyor, yada söylemeye çalışıyorsun uzun zamandır ama son günlerde 2,3 kelimelik cümleler kuruyorsun sık sık. Bu cümleleri duymak bizi de mutlu ettiği için sende daha coşkulu bir şekilde sürekli terar ediyorsun. Örneğin geçen akşam büyükbaban ve büyükhalan bizdeydi. Çay ikramı sırasında sek tek tek onlara "çayına şeker koydun mu?" soru sorunca hepimiz koptuk tabii:)
Dün gece arabayla gezerken, o bahsettiğim cümlelerinden bir kaçını daha kurdun:)
- Anneciiim Ay.
- Evet oğlum Ay.
- Anne ay bir tane
- Evet bebeğim doğru, Ay bir tane.
- Ben Ay'a çıkacaaam!
- OOOOO İnşallah:)
- Demek ilk mesleğin bu olacak, astronot.
- Astor olacaaaam.
28 Ağustos 2009 Cuma
27 Ağustos 2009 Perşembe
Tatil günleri bitti:(
Canım oğlum, yaklaşık 2,5 ay boyunca koyun koyuna,kucak kucağa,yanak yanağa vakit geçirdik:) Geçen seneki tatilimize göre bu seneki tatilimiz çok daha güzeldi. Çünkü bu sene artık konuşabiliyor, derdini anlatabiliyor, oyun oynayabiliyorsun. Hala yolculuk yapmak, bir yere alışma konularında biraz sıkıntı yaşasakta umuyorum ki önümüzdeki tatil günlerimiz daha da güzel geçecek.
Tatil başlangıcında benim geçirdiğim küçük kaza, daha sonra senin yazlıkta geçirdiğin küçük kazalar:( dışında çok mutlu olduğumuz bir tatildi.
20 gün süren Adana günleri, yazlıkta geçirdiğimiz günler, evde geçirdiğimiz günlerimiz hepsi çok güzeldi.
Bana göre bu 2,5 ay süresince inanılmaz değiştin ve geliştin.Bir topluluğa giripte ilgi odağı olmadığın yer, mekan yok:) Tatlı konuşmanla, hareket ve mimiklerinle kendini sevdirmeyi hemen beceriyorsun.
Meme emmeyi bıraktığından beri uykun , yemek yemen daha düzenli hala geldi.
Kucakta başlayıp, ayakta sallanmayla devam eden uyku uyuman bile koyun koyuna yatma zevkine dönüştü.
Tatil günlerim sona erdi:( Çalışmaya başladım. Maalesef bu ikimizede çok zor geldi.Sulu gözlerle ayrıldık birbirimizden. Ama bir kaç gün sonra bu gidişlerin dönüşü olduğunu anlayıp gitmeme biraz daha müsade eder oldun.Artık sabahları evden istemeye isyemeye çıkıyor, eve koşa koşa dönüyorum. Her dakikamı sana nasıl faydalı olurum yada seni nasıl mutlu edebilirimle geçiriyorum. Umarım sonunda şımarık bir çocuk olmazsın:)
Bu yaz tatilinde tam bir erkek çocuk olduğun belli oldu. Elinden kamyonlar, kepçeler, trenler, arabalar,tırlar düşmüyor. Konuşman epeyce ilerledi. Söyleyemediğin sözcük yok, küçük papağanım benim:)
Tatil başlangıcında benim geçirdiğim küçük kaza, daha sonra senin yazlıkta geçirdiğin küçük kazalar:( dışında çok mutlu olduğumuz bir tatildi.
20 gün süren Adana günleri, yazlıkta geçirdiğimiz günler, evde geçirdiğimiz günlerimiz hepsi çok güzeldi.
Bana göre bu 2,5 ay süresince inanılmaz değiştin ve geliştin.Bir topluluğa giripte ilgi odağı olmadığın yer, mekan yok:) Tatlı konuşmanla, hareket ve mimiklerinle kendini sevdirmeyi hemen beceriyorsun.
Meme emmeyi bıraktığından beri uykun , yemek yemen daha düzenli hala geldi.
Kucakta başlayıp, ayakta sallanmayla devam eden uyku uyuman bile koyun koyuna yatma zevkine dönüştü.
Tatil günlerim sona erdi:( Çalışmaya başladım. Maalesef bu ikimizede çok zor geldi.Sulu gözlerle ayrıldık birbirimizden. Ama bir kaç gün sonra bu gidişlerin dönüşü olduğunu anlayıp gitmeme biraz daha müsade eder oldun.Artık sabahları evden istemeye isyemeye çıkıyor, eve koşa koşa dönüyorum. Her dakikamı sana nasıl faydalı olurum yada seni nasıl mutlu edebilirimle geçiriyorum. Umarım sonunda şımarık bir çocuk olmazsın:)
Bu yaz tatilinde tam bir erkek çocuk olduğun belli oldu. Elinden kamyonlar, kepçeler, trenler, arabalar,tırlar düşmüyor. Konuşman epeyce ilerledi. Söyleyemediğin sözcük yok, küçük papağanım benim:)
15 Temmuz 2009 Çarşamba
14 Temmuz 2009 Salı
Tatil Günleri...
Ne güzel şey şu tatil, canım oğlumla hep beraberiz. 1 Temmuz'da Adana'ya anneanne ve büyükün(büyükbabanın:)) yanına geldik.iki günümüzü burada geçirdikten sonra Mersin-Silifke'ye gittik. Havuz, deniz,kum,güneş derken pamuk Kaan oldu Arap Kaan:)) Havuz ve deniz arasında çok ısı farkı olmasa dalga ve uçsus bucaksız görünümü nedeniyle bu yaz sen de baban gibi havuzcu oldun:)Tabii havuz,deniz,park vb. heryerde de herkesin gözdesi. Sana blog değil funclup açmak lazımmış:) 5-6 gün silifkede kaldıktan sonra babanın acil çıkan işi ve eve dönmek zorunda olması epey moralimizi bozdu:( Ne babanı bırakmak ne de anneannenleri bırakmak istiyorduk. Babanın tüm gün işte olduğunu ve Adana da bahçede, evde daha iyi vakit geçirdiğinin sağlamasını yapınca birkaç gün babadan ayrı kalmayı göze aldık. Evde de yani adana da da günlerimiz oldukça hareketli geçiyor. sabah kahvaltımızı bahçede tavşanlarla yapmaya başlıyor, ardından hortumla üstümüzü başımızı bir güzel batırıp ardıından bonyo sefamızı yapıyoruz. Tam biraz dinleniriz belki derken Anne, anne aşaaa aşaaa diyerek alt kattaki spor salonun yolunu tutuyoruz. Biraz tenis biraz bisiklet derken yavaş yavaş uyku saati geliyor( hele şükür:)) yaklaşık 3 saate uzayan uykuların beni çok mutlu ediyor. Uyanır uyanmaz tabii hemen dışarı:))
Şuanda anneannnenle mışıl mışıl uyuyorsunuz. Ben senin yokluğunu fırsat bilip hem buraya yazı yazıyor hem de dönüş için uçak bileti bakıyorum.
Annenannene ve büyüke çok alıştık, burada oldukça rahatız ama bizi bekleyen bir babamız var değil mi? dönmek hem çok iyi hem çok zor:(
bakalım ilerleyen günlerde neler yaşayacağız?
Şuanda anneannnenle mışıl mışıl uyuyorsunuz. Ben senin yokluğunu fırsat bilip hem buraya yazı yazıyor hem de dönüş için uçak bileti bakıyorum.
Annenannene ve büyüke çok alıştık, burada oldukça rahatız ama bizi bekleyen bir babamız var değil mi? dönmek hem çok iyi hem çok zor:(
bakalım ilerleyen günlerde neler yaşayacağız?
25 Haziran 2009 Perşembe
Memeler uff oldu!
Canım bebeğim, okulların kapanmasıyla rahat bir nefes almaya başlayacaktık ki... ilk seminer günü merdivenlerden düştüm. Düştüğüm an bile aklıma gelen ilk şey sen oldun. Ayağım kesin kırıldı iki ay alçıda, şimdi nasıl olacak herşey, nasıl bakacağım oğluma? Neyseki kırık çıkık yoktu ama daha iyiside pek yok maalesef ayağımı basamıyordum. Ağlamaklı bir halde eve geldiğimde, beni görür görmez sen de ters birşeyler olduğunu anlayıp ağlamaya başladın. Seni görünce tabii bende!
Vee ne zamandan beri aklımda olan ve seni yavaş yavaş hazırladığım memeden kesme işni mecburen hızlandırdık. Çünkü gece uyandığında seni kucağıma alamayacak durumdaydım. Bakıcımıza rica ettik, sağ olsun bir hafta bizimle kaldı gece gündüz.
ilk gecemiz de 3-4 kez uyanıp anne, memee diye sen ağladıkça ben de ayağa kalkamadan odamda ağladım. Sabah nasıl olacağını bekledim merakla ama çok şükür herşey yolundaydı. bir kaç gün uyanıp su içip yattın. İkinci hafta anneannen geldi. Artık geceleri uyanmıyorsun bile:) Gündüzleri aklına gelmiyor değil emmek ama çabuk unutuyorsun.Ayağımın bandajlı olması uff oldu dememiz, memelerede uff olduya inandırdı seni:) Her işte bir hayır var işte.
Canım meleğim tahminimden daha kolay gitti herşey. Daha sancılı olacak sanıyordum bu ayrılık. Ben de kolay atlattım sen de:)Evde raporlu olduğum için tüm günseninle olmak da ikimize de iyi geldi.
Canım oğlumseni çok seviyorum.Neredeyse 20 ay anne sütü aldın, helali hoş olsun. İnşallah sağlığın için iyi olur bebeğim.
Vee ne zamandan beri aklımda olan ve seni yavaş yavaş hazırladığım memeden kesme işni mecburen hızlandırdık. Çünkü gece uyandığında seni kucağıma alamayacak durumdaydım. Bakıcımıza rica ettik, sağ olsun bir hafta bizimle kaldı gece gündüz.
ilk gecemiz de 3-4 kez uyanıp anne, memee diye sen ağladıkça ben de ayağa kalkamadan odamda ağladım. Sabah nasıl olacağını bekledim merakla ama çok şükür herşey yolundaydı. bir kaç gün uyanıp su içip yattın. İkinci hafta anneannen geldi. Artık geceleri uyanmıyorsun bile:) Gündüzleri aklına gelmiyor değil emmek ama çabuk unutuyorsun.Ayağımın bandajlı olması uff oldu dememiz, memelerede uff olduya inandırdı seni:) Her işte bir hayır var işte.
Canım meleğim tahminimden daha kolay gitti herşey. Daha sancılı olacak sanıyordum bu ayrılık. Ben de kolay atlattım sen de:)Evde raporlu olduğum için tüm günseninle olmak da ikimize de iyi geldi.
Canım oğlumseni çok seviyorum.Neredeyse 20 ay anne sütü aldın, helali hoş olsun. İnşallah sağlığın için iyi olur bebeğim.
26 Mayıs 2009 Salı
Hapur hupur yemek:)
Günlerdir bir müfettiş krizidir gidiyor, gelemediler bir türlü. Yok yni gelmelerini istediğimden değil, sürekli aklımı meşgul ediyor, işten çıkış saatlerim uzadı eksik tamamlamaktan:)
Bu yoğunluk geçecek elbet, tatile az kaldı biriciğim. Bu günlerde senin sayende yeni aldığımız fotoğraf makinasını kullanamıyorum. Ama sabah sen yere atarak bozduğun diğer makine ile fotoğraf çekimi yapıyordun.( makineyi ters tutarak, gözünün içine içine sokarak:))
Emmeyi kesme çalışmalarında bir basamak daha ilerleyerek sabah keyfinide kestim:(
Artık sadece gece yatmadan önce ve bitmez tükenmez uyanmalarında emiyorsun.
Pazar günü tüm gün emmek aklına hiç gelmedi. Ne acıktığında ne de uykun geldiğinde. Bu beni hem mutlu etti hem de ne çabuk unuttu, diyerek bozulmama sebep oldu:) Tabii herzaman ki gibi benimle gündüz uykularını uyumamak için elinden gelen gayreti gösterdin. En sonunda mama sandalyesinde gözlerin kapalı çorbanı içmen görülmeye değerdi:))) Babanla bizim gülüşmelerimizi duyup, gülemeye çalışıp tekrar başının düşmesi:))))
Yemek yeme alışkanlığın çok güzel, bu aralara doymak bilmiyorsun maşallah. Dün ksam kendi başına bir dolmayı götürdün:) Hele kavanozdki meyveyi kendin yemen süperdi. Ben sadece kavanozu tuttum dökülmesin diye:)
Bir yoluna girmeyen şu gece uykularımız:( O da fena gitmiyordu ama bozuldu yine. İnşallah toparlarız onuda canım oğlum benim.
Bu yoğunluk geçecek elbet, tatile az kaldı biriciğim. Bu günlerde senin sayende yeni aldığımız fotoğraf makinasını kullanamıyorum. Ama sabah sen yere atarak bozduğun diğer makine ile fotoğraf çekimi yapıyordun.( makineyi ters tutarak, gözünün içine içine sokarak:))
Emmeyi kesme çalışmalarında bir basamak daha ilerleyerek sabah keyfinide kestim:(
Artık sadece gece yatmadan önce ve bitmez tükenmez uyanmalarında emiyorsun.
Pazar günü tüm gün emmek aklına hiç gelmedi. Ne acıktığında ne de uykun geldiğinde. Bu beni hem mutlu etti hem de ne çabuk unuttu, diyerek bozulmama sebep oldu:) Tabii herzaman ki gibi benimle gündüz uykularını uyumamak için elinden gelen gayreti gösterdin. En sonunda mama sandalyesinde gözlerin kapalı çorbanı içmen görülmeye değerdi:))) Babanla bizim gülüşmelerimizi duyup, gülemeye çalışıp tekrar başının düşmesi:))))
Yemek yeme alışkanlığın çok güzel, bu aralara doymak bilmiyorsun maşallah. Dün ksam kendi başına bir dolmayı götürdün:) Hele kavanozdki meyveyi kendin yemen süperdi. Ben sadece kavanozu tuttum dökülmesin diye:)
Bir yoluna girmeyen şu gece uykularımız:( O da fena gitmiyordu ama bozuldu yine. İnşallah toparlarız onuda canım oğlum benim.
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Anneler Günü





Canım oğlumla, anne karnındaki ilişkimizi de sayarsak 3. anneler günümüzdü. Oğlumla, sarmaş dolaş, öpüşe koklaşa kutladık günümüzü. Tek burukluğumuz canım annemden ayrı oluşumuzdu.
Yaptığımız telefon görüşmeleriyle hasret giderdikten sonra, öğleden sonra tam Kaan'a göre olan Alabalık restaurantına gittik. Tam Kaan'a göre çünkü etraf yemyeşil çimenlerle kaplı, bir sürü tavuk,horoz,kaz,köpek var. Yani biriciğimin kitaplardan resimlerine bakmaya doyamadığı hayvanlar. İnanılmaz güzel vakit geçirdik. Kaan büyük bir olasılkla kendisini Alibaba'nın çiftliğinde sandı tüm gün.
Bu arada sütten kesme çalışmalarına devam. Havaların ısınmaya başlaması iyi oldu. Aklına emmek gelmesindiye kendimizi sürekli sokaklara atıyoruz. Dün eve girdiğimizde saat 21:00 olmak üzereydi:)Kademe kademe azaltıyoruz inşallah.
Kahvaltı keyifleri de yapmaya başladık. Evin hali görülmeye değer tabii. Peynirler, zeytinler uçuyor etrafta. Şimdilikbirşey demiyorum ama buböylegitmez ona göre:) Dağınıklığın sebebi kendim yiyeceğim diye yaptığın tutturmalar tabii. Benim de çok hoşuma gidiyor açıkçası. Hele zeytini bile çatal bıçakla yeme başarısını göstermen etkileyici:)
İyice dilbaz oldun son zamanlarda herşeyi söyleyebiliyorsun, bu durum seni de çok mutlu ediyor.
Canım oğlum, sen bana gönderilmiş bir armağansın, seni çok seviyorum.
5 Mayıs 2009 Salı
annie = memme
18 aydır yaşanan bir mucize, uğraş, emek, mutluluk, sitres, sancı... emzirmek!
Daha ameliyat sonrası kendime bile gelememişken, seni rahat rahat görüp sevememişken hadi hadi emzir denmesiyle başladı herşey.
Ne nasıl yani? nasıl olacak? nasıl tutacağım bunu bile bilmezken, hala sütü geldi mi? daha gelmedi, o zaman şöyle yap, böyle yap konuşmalarını duyup strese girdiğim o günlerden...,gelen en 8 haftalık aralıksız emzirme günleri... ardından işe başlayıp 9 ay boyunca 2 saatte bir emzirme buluşmalarımız. En fazla 2 saat ayrı kalabiliyorduk:) seni doyurabilmek, seni emerken mutlu olarak görebilmek,sağlıklı olacağını bilmek, sürekli kucağımda sıcaklığınla olabilmekti mutluluk.
gel gelelim,em emelim:) 18 aylık oldun bile.
Artık daha bilinçlisin, daha bilinçli bakıyor, isteklerini sözlü olarakta ifade edebiliyorsun.
Annie memme. Annie gel.(başınla da gel işareti yapıp, elimden tutuyor).
Annie otur.( koltuğa götürüp, oturmamı istiyor)oturduk peki sonra... sonrası malum kucağıma yerleip hedefe ulaşmak için mücadele:) başaramayınca da;
Annie aç! veeee anne bebeğini emzirir. Bebek minnettar bir şekilde gülümseyerek anniesine bakar:)
İşte o bakışmalar ömre değer
18 aydır yaşanan bu seneryo artık sana yarardan çok zarar veriyormuş gibi geliyor bana:(
Artık yavaş yavaş seni emzirirken buna fazla ihtiyacın olmadığını, artık küçük bebek olmadığını anlatıyorum.(anlayana:))
İnek sütü ile tanıştırıyorum bu aralar.
Gece uykuların düzene girdi gibi( sağın solun pek belli olmuyor ama)
Sen ve ben fazla eziyet çekmeden, bir travma geçirmeden umarım yavaş yavaş bırakırız bu emme işini.
Sen belki benden bile daha kolay atlatacaksın bu durumu,asıl ben ne yapacağım? Sanki ben senin eskisi kadar annen olamayacağım gibi:( tabii yok öyle birşey ama hem sen de hem de bende bağımlılık olmuş anlaşılan:) bakalım neler yaşayacağız canım bebeğim?
Daha ameliyat sonrası kendime bile gelememişken, seni rahat rahat görüp sevememişken hadi hadi emzir denmesiyle başladı herşey.
Ne nasıl yani? nasıl olacak? nasıl tutacağım bunu bile bilmezken, hala sütü geldi mi? daha gelmedi, o zaman şöyle yap, böyle yap konuşmalarını duyup strese girdiğim o günlerden...,gelen en 8 haftalık aralıksız emzirme günleri... ardından işe başlayıp 9 ay boyunca 2 saatte bir emzirme buluşmalarımız. En fazla 2 saat ayrı kalabiliyorduk:) seni doyurabilmek, seni emerken mutlu olarak görebilmek,sağlıklı olacağını bilmek, sürekli kucağımda sıcaklığınla olabilmekti mutluluk.
gel gelelim,em emelim:) 18 aylık oldun bile.
Artık daha bilinçlisin, daha bilinçli bakıyor, isteklerini sözlü olarakta ifade edebiliyorsun.
Annie memme. Annie gel.(başınla da gel işareti yapıp, elimden tutuyor).
Annie otur.( koltuğa götürüp, oturmamı istiyor)oturduk peki sonra... sonrası malum kucağıma yerleip hedefe ulaşmak için mücadele:) başaramayınca da;
Annie aç! veeee anne bebeğini emzirir. Bebek minnettar bir şekilde gülümseyerek anniesine bakar:)
İşte o bakışmalar ömre değer
18 aydır yaşanan bu seneryo artık sana yarardan çok zarar veriyormuş gibi geliyor bana:(
Artık yavaş yavaş seni emzirirken buna fazla ihtiyacın olmadığını, artık küçük bebek olmadığını anlatıyorum.(anlayana:))
İnek sütü ile tanıştırıyorum bu aralar.
Gece uykuların düzene girdi gibi( sağın solun pek belli olmuyor ama)
Sen ve ben fazla eziyet çekmeden, bir travma geçirmeden umarım yavaş yavaş bırakırız bu emme işini.
Sen belki benden bile daha kolay atlatacaksın bu durumu,asıl ben ne yapacağım? Sanki ben senin eskisi kadar annen olamayacağım gibi:( tabii yok öyle birşey ama hem sen de hem de bende bağımlılık olmuş anlaşılan:) bakalım neler yaşayacağız canım bebeğim?
27 Nisan 2009 Pazartesi
Nerden çıktı bu mikrop:(
23 Nisan Bayram tatili dolayısıyla, Kerem bebeğimizi görmeye, kolu kırılan büyükanneanneyi ve boyun fıtığı ameliyatı olan amcayı ziyaret etmek için İstanbul'a gittik. 4 gün süresince epey gezmiş olduk tabii. Her şehir dışı gezimizde hasta olarak döndüğümüzden bu sefer hasta olmadın diye seviniyordum. Ama malesef dün acı gerçekle karşı karşıya kaldık. Bu sefer de gözün mikrop kapmış.
Hemen Dr.a gittik tabii. Gitmişken de 18 aylık kontrollümüzü yaptırdık. Gelişimini iyi buldu Dr. 3 aylık yapılan kontrol sonucuna göre 5cm boyun uzamış. Yaklaşık 200-300 gr da kiloalmışsın. Yani şuanda neredeyse 18 aylıksın ve 83cm , 13,300 kg'sın.
Dr.un verdiği damlayı alıp hemen uyguladık gözüne bin bir mücadeleyle! Hemen etkisini de gösterdi ama gece maalesef çok ateşlendin. Çok zor bir gece geçirdik.
Umarım bir an önce iyileşirsin bebeğim, seni hasta görmek beni çok üzüyor:(
Hemen Dr.a gittik tabii. Gitmişken de 18 aylık kontrollümüzü yaptırdık. Gelişimini iyi buldu Dr. 3 aylık yapılan kontrol sonucuna göre 5cm boyun uzamış. Yaklaşık 200-300 gr da kiloalmışsın. Yani şuanda neredeyse 18 aylıksın ve 83cm , 13,300 kg'sın.
Dr.un verdiği damlayı alıp hemen uyguladık gözüne bin bir mücadeleyle! Hemen etkisini de gösterdi ama gece maalesef çok ateşlendin. Çok zor bir gece geçirdik.
Umarım bir an önce iyileşirsin bebeğim, seni hasta görmek beni çok üzüyor:(
16 Nisan 2009 Perşembe
Yoğunluk...
Günlerdir yoğunluktan yazamamışım bebeğim. İşteki ve evdeki koşuşturmalar o kadar yoğun ki:( ne resmini çekebildim bu aralar ne de bloguna yazabildim.
Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar başlamaz sokak çocuğu oldun. Meğer ne kadar sıkılmışsın evde:) Bazı günler eve geldiğimde seni bulamıyorum. Sen benden daha sonra üzerin,saçların hatta bezin bile kum içinde kalmış bir şekilde geliyorsun eve:)
Konuşmaya,anlatmaya devam. Hatta artık şarkı bile mırıldanıyor, kendi mırıldandığın şarkı eşliğinde bile oynuyorsun:)
Ama beni en çok güldürdüğün şey, telefon konuşmaların. Eline telefonun alıp hızlı hızlı adımlarla bir o yana bir bu yana yürüyerek, sesini yükseltip alçaltarak, suratını çok ciddi bir şekle sokarak konuşup ardında da kahkahayı basman oluyor.
Yine tenceler, tavalar, kovalar ve tabii ki elektrik süpürgemiz evin hep orta yerinde.
Aldığım hayvanlarla ve eşyalarla ilgili kitaplar sürekli elinde. Kitabındakitüm hayvanların seslerini çıkarabiliyorsun. En çok sevdiklerin ise pisi pisi ve hav havlar:)
Suya olan düşkünlüğün devam ediyor çok şükür o korkulu günler geçti. Şimdi seni küvetten çıkartınca kıyamet kopuyor:)
Nazar değmesin diye kendim bile söylemekten korkuyorum ama çok şükür ki gece uykuların düzeldi. Meme emmeye düşkünlüğün 1-2 gündür azaldı gibi ama değişebilir...
Yanii zaman geçiyor, biz yetişemiyoruz. Keşke her an yanında olabilsem. Geçen sabah evden çıkarken ki bana bakışın beni mahvetti:( Ağlamadın, kızmadın hatta el bile salladın ama içim acıdı o bakışa:(
Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar başlamaz sokak çocuğu oldun. Meğer ne kadar sıkılmışsın evde:) Bazı günler eve geldiğimde seni bulamıyorum. Sen benden daha sonra üzerin,saçların hatta bezin bile kum içinde kalmış bir şekilde geliyorsun eve:)
Konuşmaya,anlatmaya devam. Hatta artık şarkı bile mırıldanıyor, kendi mırıldandığın şarkı eşliğinde bile oynuyorsun:)
Ama beni en çok güldürdüğün şey, telefon konuşmaların. Eline telefonun alıp hızlı hızlı adımlarla bir o yana bir bu yana yürüyerek, sesini yükseltip alçaltarak, suratını çok ciddi bir şekle sokarak konuşup ardında da kahkahayı basman oluyor.
Yine tenceler, tavalar, kovalar ve tabii ki elektrik süpürgemiz evin hep orta yerinde.
Aldığım hayvanlarla ve eşyalarla ilgili kitaplar sürekli elinde. Kitabındakitüm hayvanların seslerini çıkarabiliyorsun. En çok sevdiklerin ise pisi pisi ve hav havlar:)
Suya olan düşkünlüğün devam ediyor çok şükür o korkulu günler geçti. Şimdi seni küvetten çıkartınca kıyamet kopuyor:)
Nazar değmesin diye kendim bile söylemekten korkuyorum ama çok şükür ki gece uykuların düzeldi. Meme emmeye düşkünlüğün 1-2 gündür azaldı gibi ama değişebilir...
Yanii zaman geçiyor, biz yetişemiyoruz. Keşke her an yanında olabilsem. Geçen sabah evden çıkarken ki bana bakışın beni mahvetti:( Ağlamadın, kızmadın hatta el bile salladın ama içim acıdı o bakışa:(
1 Nisan 2009 Çarşamba
Biiiii...
Geçen gün oğlumla başbaşa oyalanırken, birden bire öğretmenlik damarım tuttu ve ona bir şeyler öğretmem gerek duygusuna kapıldım. Aslında her dakika bir şeyler öğreniyor ama bu yeni ve bilmesi gereken birşeyler olmalıydı...
En iyisi kaç yaşındasın sorusuna cevap verebilsin dedim ve çalışmalara başladım:)
- Kaancığım, canım oğlum bak (elimle de göstererek) sen bir yaşındasın.
Bir kaç tekrardan sonra sonuç aldım. Şimdi sorun bakın:)
- Kaç yaşındasın canım?
- Biiiiiii
Sonra hazır eliyle bir göstermeye ve söylemeye başlamışken...:)
- Sen annenin kaç tanesisin?
- Biiiiiii
Müziklerle dans etmeye devam, hatta günümüzün modası olan! kolbastı dansını bile uygulamaya başladın:)
En iyisi kaç yaşındasın sorusuna cevap verebilsin dedim ve çalışmalara başladım:)
- Kaancığım, canım oğlum bak (elimle de göstererek) sen bir yaşındasın.
Bir kaç tekrardan sonra sonuç aldım. Şimdi sorun bakın:)
- Kaç yaşındasın canım?
- Biiiiiii
Sonra hazır eliyle bir göstermeye ve söylemeye başlamışken...:)
- Sen annenin kaç tanesisin?
- Biiiiiii
Müziklerle dans etmeye devam, hatta günümüzün modası olan! kolbastı dansını bile uygulamaya başladın:)
27 Mart 2009 Cuma
Sabah 04:00 nöbetleri
Geçen hafta canım annem bizimleydi. İşe gidip geldiğim için bu işin en çok tadını anneanne torun çıkardılar. Koyun koyuna yatıp, oyunlar oynadılar. Hızlı geçip gitti güzel günler. Anneannesinin koynunda yatıp uyumaya alışan uykusuz prensim, son günlerde kurulmuş saat gibi 04:00'te uyanıp bir daha uykuya dalmakta zorlanıyor. Dolayısıyla bende:( Allahtan saat 04:00'e kadar pek uyanmıyor ama o arada bende uykuma doyduğum için o saatten sonra gözüme uyku girmiyor. Kaan bey ayaklarımda, koltuk, kanepe tepelerinde elimde kumanda... sabah 07:00'a kadar uyutmayı başarıyorum ayaklarımda sallayarak! mümkün değil yatağına yatmıyor. Şaştım kaldım. Ne yapalım geçecek inşallah...
Bu arada babasından öğrendiği ellerini havaya kaldırıp oleeey! demek pek hoşuna gidiyor.
Bütün bebeklerin bıktırdığı soru "bu ne?" benim oğlumda "aaa o da ne?" şeklinde gelişti:)))
Dün yemek hazırlıklarında mutfak robotundan koktuğu sırada, korkma dememle birlikte o mutfak robotunu görür görmez "korku" demeye başladı.
Uyudun mu? sorusuna başını sallayarak uyu, iyi misin sorusuna da yine baş sallanarak iyi demeye başladı.
Bu arada babasından öğrendiği ellerini havaya kaldırıp oleeey! demek pek hoşuna gidiyor.
Bütün bebeklerin bıktırdığı soru "bu ne?" benim oğlumda "aaa o da ne?" şeklinde gelişti:)))
Dün yemek hazırlıklarında mutfak robotundan koktuğu sırada, korkma dememle birlikte o mutfak robotunu görür görmez "korku" demeye başladı.
Uyudun mu? sorusuna başını sallayarak uyu, iyi misin sorusuna da yine baş sallanarak iyi demeye başladı.
24 Mart 2009 Salı
Hoş geldin Kerem Bebek
10 Mart 2009 Salı
Hoş Sohpet
Canım oğlumla sohpet etme zevkini yaşıyoruz bu günlerde. Eskiden anlaşılmaz sözcüklerinin çoğunlukta olduğu konuşmaları, ben desadecesoru işaretleri yaratıyordu.Acaba ne demek istiyor? diye.
Şu günlerde,iletişim kurmakta zorlandığımız söylenemez,çoğunluğu konuşarak ama anlaşılamadığını düşündüğü yerlerde vücut diliyle hiç olmadı kolundan tutup çekerek derdini anlatıyor.
Dilinden düşürmedikleri; Anne - anna
baba
dede
abla
mama
gol
top
şu
su
teyze
aç
gel
çık
ver
bay bay
güle güle
düt düt
pisi
hav hav
tuttu
düştü
bitti
gitti
Şu günlerde,iletişim kurmakta zorlandığımız söylenemez,çoğunluğu konuşarak ama anlaşılamadığını düşündüğü yerlerde vücut diliyle hiç olmadı kolundan tutup çekerek derdini anlatıyor.
Dilinden düşürmedikleri; Anne - anna
baba
dede
abla
mama
gol
top
şu
su
teyze
aç
gel
çık
ver
bay bay
güle güle
düt düt
pisi
hav hav
tuttu
düştü
bitti
gitti
3 Mart 2009 Salı
Canım Arkadaşım
Hızla büyüyorsun, her gün her dakika... Her an beni şaşırtıyor ve bunu ne zaman öğrenmiş olabilir diyerek? düşündürüyorsun. Tabii ki bu durumdan son derece memnunum biriciğim büyüyor, gelişiyor daha ne isterim.
Şu an tam 16aylıksın. Sanırım bu ay bebeklerinin hepsi hemen hemen senin gibidir. Ama sen benim süperimsin tabii başkasını bilemem:)
Dün izin günümdü. Bakıcı teyzenin de Dr. a gitmesi gerektiğinden bütün günü birlikte geçirdik.
Havanın güzel olması avantajını kullanarak yürüyüşe çıktık! Ne büyük zevk anlatamam.Oğlum ve ben! el ele:) Tabii yürüyüşümüz 10 dk mesafeyi bile yarım saatte gidebilecek düzeydeydi. Yavaş yürüdüğünden değil, gördüğün her taşta, her çöpte yaprakta Aaaaa diyerek durup bakmandan:)
Yorulduğunda kucağıma, ben yorulduğumda yürüyerek tamamladık gezintimizi.
Ardından alışveriş merkezi ziyareti derken 2 saati geçirmişiz. Eve döndüğümüzde hemen uyuyakaldın:)
Uyandığında okuduğum dergime ortak olup, benimle birlikte okumaya çalıştın:)
Akşam sipariş ettiğim duvar stickerını görünce yaşadığım sevinci benimle paylaşıp, bana yardımcı olmak için sandalye tepelerine çıktın:)
Canım arkadaşım, bu güzel gün içi sana kocaman öpücükler...
Şu an tam 16aylıksın. Sanırım bu ay bebeklerinin hepsi hemen hemen senin gibidir. Ama sen benim süperimsin tabii başkasını bilemem:)
Dün izin günümdü. Bakıcı teyzenin de Dr. a gitmesi gerektiğinden bütün günü birlikte geçirdik.
Havanın güzel olması avantajını kullanarak yürüyüşe çıktık! Ne büyük zevk anlatamam.Oğlum ve ben! el ele:) Tabii yürüyüşümüz 10 dk mesafeyi bile yarım saatte gidebilecek düzeydeydi. Yavaş yürüdüğünden değil, gördüğün her taşta, her çöpte yaprakta Aaaaa diyerek durup bakmandan:)
Yorulduğunda kucağıma, ben yorulduğumda yürüyerek tamamladık gezintimizi.
Ardından alışveriş merkezi ziyareti derken 2 saati geçirmişiz. Eve döndüğümüzde hemen uyuyakaldın:)
Uyandığında okuduğum dergime ortak olup, benimle birlikte okumaya çalıştın:)
Akşam sipariş ettiğim duvar stickerını görünce yaşadığım sevinci benimle paylaşıp, bana yardımcı olmak için sandalye tepelerine çıktın:)
Canım arkadaşım, bu güzel gün içi sana kocaman öpücükler...
20 Şubat 2009 Cuma
Uykusuz her geceeee:(
16. ayın içinde olduğumuz şu günlerde hala uyku problemimiz olması beni çok üzüyor. Son bir haftadır yine sabaha karşı 03:00-04:00 gibi uyanıp, derin uykuya dalmakta zorlanıyoruz!
Dün uykusuzluktan yakınan bir annenin uyguladığı yöntemleri okuyup onları da denedik(benim yerime babası kalkıp uyutmaya çalıştı.Anne kokusu uyarıcı etkiye sahipmiş diye), karın doyurma saatini 21:30'a çekip, uyku saatimizi 22:00-22:30 yaptık yok olmuyor.Çoğu gece sabrımız zorlanıyor. Neden bir bebek uyanır, uyuyamaz Allahım:(
Hala emmesiyle de bağlantısı yok sanıyorum çünkü 6-7 kere uyanıp, 2-3 kere meme emiyor.
En kötüsü de bu modellerin 3-4 yaşına kadar uyuyamadıklarını duymak, yalnız olmadığımızı biliyorum. Aynı sıkıntıyı çeken pek çok kişi var çevremde. Hergün konuşup, bir birimizi dinleyip avutuyoruz hepsi o...
Dün uykusuzluktan yakınan bir annenin uyguladığı yöntemleri okuyup onları da denedik(benim yerime babası kalkıp uyutmaya çalıştı.Anne kokusu uyarıcı etkiye sahipmiş diye), karın doyurma saatini 21:30'a çekip, uyku saatimizi 22:00-22:30 yaptık yok olmuyor.Çoğu gece sabrımız zorlanıyor. Neden bir bebek uyanır, uyuyamaz Allahım:(
Hala emmesiyle de bağlantısı yok sanıyorum çünkü 6-7 kere uyanıp, 2-3 kere meme emiyor.
En kötüsü de bu modellerin 3-4 yaşına kadar uyuyamadıklarını duymak, yalnız olmadığımızı biliyorum. Aynı sıkıntıyı çeken pek çok kişi var çevremde. Hergün konuşup, bir birimizi dinleyip avutuyoruz hepsi o...
18 Şubat 2009 Çarşamba
Fırtına Kaan:)
Benim temkinli, yürümeyek için 15 ay bekleyen güvenliğini herşeyin üstünde tututan oğlum gitti, yerine bastığı yere bile bakmayan, nereye tırmanacağını şaşırmış bir fırtına Kaan geldi:)
Yürüsün diye üzüldüğüm günler için bu kadar çabuk üzülmeyi beklemiyordum:)
Geçtiğimiz pazar günü, evde ne yapacağını,nereye tırmanacağını şaşırmış bir Kaan, ile ona karşı nasıl önlemler alacağını şaşırmış bir annenin mücadelesi vardı evde. Uzun uğraşlar sonunda tam pes edecekken kazanan ben oldum:) Herhalde o yapma Kaancım demelerimin, O tırmandıkça peşinden koşup onu indirmelerimin bir oyun olduğunu sanıyordu. En sonunda vitrin önüne çekilen bir sandalyede oturmakla bulduğum çözüm esnasında, çok üzgün ve kızgın olduğumu anlatıp, ısrarlarına rağmen de kucağıma almayınca biraz göz yaşı döktü ama son oldu. Artık vitrine dokunmuyor! Aman ne mutlu oldum. Oğlum beni anladı, ben anlattım o da anladı diye:)
Bir kaç hafta öncesine kadar ben bir şeye hayır dediğimde, başını iki yana sallayan oğlum biraz daha büyümüş. Artık baş sallamalar yok. Anne hayır dediğinde ne kadar ciddi(kararlı) olduğuna bakılıyor ve yapmaktan vazgeçiyor.
Tabii oraya buraya saldırmaları sadece laf anlatmakla değil, aktif oyunlar oynayarakta engelliyoruz.
Artık tüm sehpaları kaldırarak geniş alan yaratmaya çalıştığımız salonumzda kovalamaca, futbol, güreş, balonlu oyunlar, legolar vb. oyunlar oynanmaktadır, duyurulur:)
Yürüsün diye üzüldüğüm günler için bu kadar çabuk üzülmeyi beklemiyordum:)
Geçtiğimiz pazar günü, evde ne yapacağını,nereye tırmanacağını şaşırmış bir Kaan, ile ona karşı nasıl önlemler alacağını şaşırmış bir annenin mücadelesi vardı evde. Uzun uğraşlar sonunda tam pes edecekken kazanan ben oldum:) Herhalde o yapma Kaancım demelerimin, O tırmandıkça peşinden koşup onu indirmelerimin bir oyun olduğunu sanıyordu. En sonunda vitrin önüne çekilen bir sandalyede oturmakla bulduğum çözüm esnasında, çok üzgün ve kızgın olduğumu anlatıp, ısrarlarına rağmen de kucağıma almayınca biraz göz yaşı döktü ama son oldu. Artık vitrine dokunmuyor! Aman ne mutlu oldum. Oğlum beni anladı, ben anlattım o da anladı diye:)
Bir kaç hafta öncesine kadar ben bir şeye hayır dediğimde, başını iki yana sallayan oğlum biraz daha büyümüş. Artık baş sallamalar yok. Anne hayır dediğinde ne kadar ciddi(kararlı) olduğuna bakılıyor ve yapmaktan vazgeçiyor.
Tabii oraya buraya saldırmaları sadece laf anlatmakla değil, aktif oyunlar oynayarakta engelliyoruz.
Artık tüm sehpaları kaldırarak geniş alan yaratmaya çalıştığımız salonumzda kovalamaca, futbol, güreş, balonlu oyunlar, legolar vb. oyunlar oynanmaktadır, duyurulur:)
8 Şubat 2009 Pazar
Sayılı Gün Çabuk Geçti:(
Sayılı gün işte, koşuşturmacayla, yolculuklarla, uykusuzlukla, bir kaç gün hastalıkla ama en güzeli neredeyse ailemizin tüm fertleriyle bir araya gelerek geçirdik tatilimizi.
Biricik oğlumun yürüme anını çok görmek istediğimiz için tatile denk getirdi anne ve babası bir aradayken:)
İstanbul,Bolu,Adana,Hatay...hepsi çok güzeldi.
Şimdiden bir sonraki tatil ne zaman? Kaç gün? sorularımız başladı:)
Meleğimle hep bir arada, kucak kucağa, el eleydik.Ayrılmak ikimizede zor gelecek:(
Ama bahar gelecek, havalar ısınacak,günler uzayacak iş çıkışları dolaşmaya başlarız artık oğluşumla derken bu sayılı günlerde geçecek. Umarım sağlık ve huzurla...
Biricik oğlumun yürüme anını çok görmek istediğimiz için tatile denk getirdi anne ve babası bir aradayken:)
İstanbul,Bolu,Adana,Hatay...hepsi çok güzeldi.
Şimdiden bir sonraki tatil ne zaman? Kaç gün? sorularımız başladı:)
Meleğimle hep bir arada, kucak kucağa, el eleydik.Ayrılmak ikimizede zor gelecek:(
Ama bahar gelecek, havalar ısınacak,günler uzayacak iş çıkışları dolaşmaya başlarız artık oğluşumla derken bu sayılı günlerde geçecek. Umarım sağlık ve huzurla...
3 Şubat 2009 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)

.jpg)

