20 Şubat 2009 Cuma

Uykusuz her geceeee:(

16. ayın içinde olduğumuz şu günlerde hala uyku problemimiz olması beni çok üzüyor. Son bir haftadır yine sabaha karşı 03:00-04:00 gibi uyanıp, derin uykuya dalmakta zorlanıyoruz!
Dün uykusuzluktan yakınan bir annenin uyguladığı yöntemleri okuyup onları da denedik(benim yerime babası kalkıp uyutmaya çalıştı.Anne kokusu uyarıcı etkiye sahipmiş diye), karın doyurma saatini 21:30'a çekip, uyku saatimizi 22:00-22:30 yaptık yok olmuyor.Çoğu gece sabrımız zorlanıyor. Neden bir bebek uyanır, uyuyamaz Allahım:(
Hala emmesiyle de bağlantısı yok sanıyorum çünkü 6-7 kere uyanıp, 2-3 kere meme emiyor.
En kötüsü de bu modellerin 3-4 yaşına kadar uyuyamadıklarını duymak, yalnız olmadığımızı biliyorum. Aynı sıkıntıyı çeken pek çok kişi var çevremde. Hergün konuşup, bir birimizi dinleyip avutuyoruz hepsi o...

18 Şubat 2009 Çarşamba

Fırtına Kaan:)

Benim temkinli, yürümeyek için 15 ay bekleyen güvenliğini herşeyin üstünde tututan oğlum gitti, yerine bastığı yere bile bakmayan, nereye tırmanacağını şaşırmış bir fırtına Kaan geldi:)
Yürüsün diye üzüldüğüm günler için bu kadar çabuk üzülmeyi beklemiyordum:)
Geçtiğimiz pazar günü, evde ne yapacağını,nereye tırmanacağını şaşırmış bir Kaan, ile ona karşı nasıl önlemler alacağını şaşırmış bir annenin mücadelesi vardı evde. Uzun uğraşlar sonunda tam pes edecekken kazanan ben oldum:) Herhalde o yapma Kaancım demelerimin, O tırmandıkça peşinden koşup onu indirmelerimin bir oyun olduğunu sanıyordu. En sonunda vitrin önüne çekilen bir sandalyede oturmakla bulduğum çözüm esnasında, çok üzgün ve kızgın olduğumu anlatıp, ısrarlarına rağmen de kucağıma almayınca biraz göz yaşı döktü ama son oldu. Artık vitrine dokunmuyor! Aman ne mutlu oldum. Oğlum beni anladı, ben anlattım o da anladı diye:)
Bir kaç hafta öncesine kadar ben bir şeye hayır dediğimde, başını iki yana sallayan oğlum biraz daha büyümüş. Artık baş sallamalar yok. Anne hayır dediğinde ne kadar ciddi(kararlı) olduğuna bakılıyor ve yapmaktan vazgeçiyor.
Tabii oraya buraya saldırmaları sadece laf anlatmakla değil, aktif oyunlar oynayarakta engelliyoruz.
Artık tüm sehpaları kaldırarak geniş alan yaratmaya çalıştığımız salonumzda kovalamaca, futbol, güreş, balonlu oyunlar, legolar vb. oyunlar oynanmaktadır, duyurulur:)

8 Şubat 2009 Pazar

Sayılı Gün Çabuk Geçti:(

Sayılı gün işte, koşuşturmacayla, yolculuklarla, uykusuzlukla, bir kaç gün hastalıkla ama en güzeli neredeyse ailemizin tüm fertleriyle bir araya gelerek geçirdik tatilimizi.
Biricik oğlumun yürüme anını çok görmek istediğimiz için tatile denk getirdi anne ve babası bir aradayken:)
İstanbul,Bolu,Adana,Hatay...hepsi çok güzeldi.
Şimdiden bir sonraki tatil ne zaman? Kaç gün? sorularımız başladı:)
Meleğimle hep bir arada, kucak kucağa, el eleydik.Ayrılmak ikimizede zor gelecek:(
Ama bahar gelecek, havalar ısınacak,günler uzayacak iş çıkışları dolaşmaya başlarız artık oğluşumla derken bu sayılı günlerde geçecek. Umarım sağlık ve huzurla...

3 Şubat 2009 Salı

Adana Maceralarımız



Adana Maceralarımız







Portakal Ağaçları





Çok seviyorum ben bu şehri(Adana). Hangi mevsimde gelirsek gelelim, yemyeşil ağaçların üzerinde sarı, turuncu toplar:) Sabah o meyveleri toplayarak sularını sıkıp içmek,Edirne'de havanın soğuk olduğunu düşünüp tşörtle bahçede gezmek...
Ailece vakit geçirmek. Ayrılık vakti yaklaştıkça duygusallaşıyorum yine:( Bugünkü resimlerimizle...

2 Şubat 2009 Pazartesi

Minik sporcu:)





Otel içindeki koşuşturmaslarımız eşimle beni çok yormuştu. Fakat annem ve babam bununla yetinmeyip her buldukları fırsatta spor salonuna uğramadan edemedi. Ben öldürseler o dinlenmenin, koşuşturmacanın üzerine spor yapamam. Ama beni atlayıp oğluma geçen genler:) onu anneanne ve büyükbabasıyla spor salonuna götürdü:)

Gezmeye Devam

Adana'da iki gece kaldıktan sonra cuma günü Antakya-Hatay'a, yaz tatilinde keşfettiğimiz otele gittik(ottoman) Niyetimiz kendimizi termal sulara bırakıp dinlenmekti. İsteğimizi de kısmen gerçekleştirdik. Yani termal sulara girip şifa bulduk bulmasına ama 15 aylık bebekle gidince dinlenme kısmını pek gerçekleştiremedik tabii. Allahtan annemlerle gittik. Zaten aksi halde mümkün değildi termal sular falan:)Sırayla bir onlar sularda bir biz:)Hep espirili bir şekilde söylüyorum Kaan'dan sonra önce psikolojik sonra fizyolojik olarak tedavi görmem lazım diye:) Gerçekten de koşuşturmacalı da geçse saunaydı, fin hamamıydı, termal sulardı, hamamlardı derken rahatlamışız biraz.
Kaan yürümeye başladığı Abant Oteli'nden sonra, ikinci otelinde de coştu tabii. Çok şaşırtıcı bir şekilde otelde hep küçük çocuklu aileler vardı. 12,13,14,15 aylık bebekler. Yani Kaan'ın akranları.Benim oğlum televizyonda bile bebek görünce kendisine sarılıp aaayy diyerek sevinen bir bebek. Kendi akranları bile olsa hepsini sarılıp öpmek için deli oldu. Genellikle de kız bebekler vardı şansımıza:) Kızların Kaan'dan minyon olmalarına rağmen daha hızlı bir gelişim gösterdiklerini gördüm. Bizim yeni yürüyen beyimiz kızların hızına yetişmekte biraz zorlansa da keyifli vakit geçirebildi. Gelişimleri iyi dediğim kız bebekler çok iştahlı olmasalarda anneleri ne verse yerken bizim tospik kaşıkla ikram edilen çorbalara bile hep burun kıvırdı. Ama farkettim ki bütün anneler aynı dertten şikayetçi yemiyor!!!! Ama uyku açısından benim gibi zorlanan olduğunu sanmıyorum annlerinin, babalarının kollarında mayışmış, ya da bebek arabasına kurulup annesi babası onunla ilgilenmezken bibaronundaki sütü içip sızan bebekleri gördükçe kıskançlıktan kudurdum:(
Zaman kısıtlı, tatilimizin 1. haftası farketmeden bitti. Farketmeden diyorum çünkü günlerden ne olduğunu farkedemeden sürekli seyahat ediyoruz. Gezmeyi çok seviyoruz. Ama Kaan'ın küçük oluşu, mevsimlerden kış oluşu, biraz sıkıntı yaratıyor tabii.
Kolay değil bir hafta içinde Edirne-İstanbul-Bolu-İstanbul-Adana-Hatay-Adana yolları taştan....:)
O kadar yoldan sıkılmış ve yorulmuşum ki Mersin'de büyük bir alışveriş merkezi olduğunu duyduğum anda gözlerimin parlaması 3 saniye falan sürdü:) Ne Mersin mi? Kaç km? :)))) Yok artık gidemeyiz valla. Çarşamba günğ kısmetse önce İstanbul'a oradan da paşa paşa evimize...bu günleri hasretle anmaya