23 Nisan Bayram tatili dolayısıyla, Kerem bebeğimizi görmeye, kolu kırılan büyükanneanneyi ve boyun fıtığı ameliyatı olan amcayı ziyaret etmek için İstanbul'a gittik. 4 gün süresince epey gezmiş olduk tabii. Her şehir dışı gezimizde hasta olarak döndüğümüzden bu sefer hasta olmadın diye seviniyordum. Ama malesef dün acı gerçekle karşı karşıya kaldık. Bu sefer de gözün mikrop kapmış.
Hemen Dr.a gittik tabii. Gitmişken de 18 aylık kontrollümüzü yaptırdık. Gelişimini iyi buldu Dr. 3 aylık yapılan kontrol sonucuna göre 5cm boyun uzamış. Yaklaşık 200-300 gr da kiloalmışsın. Yani şuanda neredeyse 18 aylıksın ve 83cm , 13,300 kg'sın.
Dr.un verdiği damlayı alıp hemen uyguladık gözüne bin bir mücadeleyle! Hemen etkisini de gösterdi ama gece maalesef çok ateşlendin. Çok zor bir gece geçirdik.
Umarım bir an önce iyileşirsin bebeğim, seni hasta görmek beni çok üzüyor:(
27 Nisan 2009 Pazartesi
16 Nisan 2009 Perşembe
Yoğunluk...
Günlerdir yoğunluktan yazamamışım bebeğim. İşteki ve evdeki koşuşturmalar o kadar yoğun ki:( ne resmini çekebildim bu aralar ne de bloguna yazabildim.
Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar başlamaz sokak çocuğu oldun. Meğer ne kadar sıkılmışsın evde:) Bazı günler eve geldiğimde seni bulamıyorum. Sen benden daha sonra üzerin,saçların hatta bezin bile kum içinde kalmış bir şekilde geliyorsun eve:)
Konuşmaya,anlatmaya devam. Hatta artık şarkı bile mırıldanıyor, kendi mırıldandığın şarkı eşliğinde bile oynuyorsun:)
Ama beni en çok güldürdüğün şey, telefon konuşmaların. Eline telefonun alıp hızlı hızlı adımlarla bir o yana bir bu yana yürüyerek, sesini yükseltip alçaltarak, suratını çok ciddi bir şekle sokarak konuşup ardında da kahkahayı basman oluyor.
Yine tenceler, tavalar, kovalar ve tabii ki elektrik süpürgemiz evin hep orta yerinde.
Aldığım hayvanlarla ve eşyalarla ilgili kitaplar sürekli elinde. Kitabındakitüm hayvanların seslerini çıkarabiliyorsun. En çok sevdiklerin ise pisi pisi ve hav havlar:)
Suya olan düşkünlüğün devam ediyor çok şükür o korkulu günler geçti. Şimdi seni küvetten çıkartınca kıyamet kopuyor:)
Nazar değmesin diye kendim bile söylemekten korkuyorum ama çok şükür ki gece uykuların düzeldi. Meme emmeye düşkünlüğün 1-2 gündür azaldı gibi ama değişebilir...
Yanii zaman geçiyor, biz yetişemiyoruz. Keşke her an yanında olabilsem. Geçen sabah evden çıkarken ki bana bakışın beni mahvetti:( Ağlamadın, kızmadın hatta el bile salladın ama içim acıdı o bakışa:(
Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar başlamaz sokak çocuğu oldun. Meğer ne kadar sıkılmışsın evde:) Bazı günler eve geldiğimde seni bulamıyorum. Sen benden daha sonra üzerin,saçların hatta bezin bile kum içinde kalmış bir şekilde geliyorsun eve:)
Konuşmaya,anlatmaya devam. Hatta artık şarkı bile mırıldanıyor, kendi mırıldandığın şarkı eşliğinde bile oynuyorsun:)
Ama beni en çok güldürdüğün şey, telefon konuşmaların. Eline telefonun alıp hızlı hızlı adımlarla bir o yana bir bu yana yürüyerek, sesini yükseltip alçaltarak, suratını çok ciddi bir şekle sokarak konuşup ardında da kahkahayı basman oluyor.
Yine tenceler, tavalar, kovalar ve tabii ki elektrik süpürgemiz evin hep orta yerinde.
Aldığım hayvanlarla ve eşyalarla ilgili kitaplar sürekli elinde. Kitabındakitüm hayvanların seslerini çıkarabiliyorsun. En çok sevdiklerin ise pisi pisi ve hav havlar:)
Suya olan düşkünlüğün devam ediyor çok şükür o korkulu günler geçti. Şimdi seni küvetten çıkartınca kıyamet kopuyor:)
Nazar değmesin diye kendim bile söylemekten korkuyorum ama çok şükür ki gece uykuların düzeldi. Meme emmeye düşkünlüğün 1-2 gündür azaldı gibi ama değişebilir...
Yanii zaman geçiyor, biz yetişemiyoruz. Keşke her an yanında olabilsem. Geçen sabah evden çıkarken ki bana bakışın beni mahvetti:( Ağlamadın, kızmadın hatta el bile salladın ama içim acıdı o bakışa:(
1 Nisan 2009 Çarşamba
Biiiii...
Geçen gün oğlumla başbaşa oyalanırken, birden bire öğretmenlik damarım tuttu ve ona bir şeyler öğretmem gerek duygusuna kapıldım. Aslında her dakika bir şeyler öğreniyor ama bu yeni ve bilmesi gereken birşeyler olmalıydı...
En iyisi kaç yaşındasın sorusuna cevap verebilsin dedim ve çalışmalara başladım:)
- Kaancığım, canım oğlum bak (elimle de göstererek) sen bir yaşındasın.
Bir kaç tekrardan sonra sonuç aldım. Şimdi sorun bakın:)
- Kaç yaşındasın canım?
- Biiiiiii
Sonra hazır eliyle bir göstermeye ve söylemeye başlamışken...:)
- Sen annenin kaç tanesisin?
- Biiiiiii
Müziklerle dans etmeye devam, hatta günümüzün modası olan! kolbastı dansını bile uygulamaya başladın:)
En iyisi kaç yaşındasın sorusuna cevap verebilsin dedim ve çalışmalara başladım:)
- Kaancığım, canım oğlum bak (elimle de göstererek) sen bir yaşındasın.
Bir kaç tekrardan sonra sonuç aldım. Şimdi sorun bakın:)
- Kaç yaşındasın canım?
- Biiiiiii
Sonra hazır eliyle bir göstermeye ve söylemeye başlamışken...:)
- Sen annenin kaç tanesisin?
- Biiiiiii
Müziklerle dans etmeye devam, hatta günümüzün modası olan! kolbastı dansını bile uygulamaya başladın:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)