Hala Adanada'yız. Uzun bir misafirlik ama annemler, eşim, oğlum hep bir aradayız ve çok mutluyuz. Ayrılık çok zor olacak. Kaan anneannesine tapıyor, büyükbabasının ise etkilemek için ne yapacağını şaşırıyor. Aynı şekilde annem ve babam da Kaan'a bayılıyorlar. Daha hamileyken pabucum dama atılmıştı. Bir gün konuşma sırasında şımarık bir şekilde iyi ki doğmuşum değil mi? diye sorduğumda´
babam "evet, sen olmasaydın Kaan olmazdı!" diye cevap vermişti.
Kaan'nın sağlığı, keyfi, iştahı neyseki yerinde. Tabii bunlar otomatik olarak benimde keyfimi etkiliyor.
Bütün hayatımız Kaan'nın üzerine kurulu durumda. Dışarı çıkmak için onun uykusu, açlığı, keyfi yerinde olmalı. Yoksa evdeyiz. Ya da dışarıdaysak hemen eve...
Ama yine de sorunlu bir bebek olmadığından uzun yolculuklara çıkabildik Kaan'la. Henüz 5,5 aylıkken Adana'ya geldi Kaan uçak yolculuğu yaparak 172 günlükken.
Sonra Bodrum tatili yaptı 12 saatlik kara yolcuğuluyla...
Şimdi yine Adana da. 2 Ağustosta 9. ayını bitirecek canım oğlum.
Babam sakın çocuğu kimseye vermeyin, gözünüzün önünden ayırmayın kaçırıverirler diyor. Çarşıda, yollarda her gören Kaan'a hayran. Kucağa almak isteyenler, öpmek isteyenler. Tabii beğenilmesi sevilmesi çok hoş ama ben içten içe mikrop kaparsa telaşı yaşıyorum. Halbuki Kaan'dan önce ben de güzel bir bebek gördüğümde hep dokunmak isterdim. Kaan da kayıtsız değil tabii, çapkın çapkın gülmeler, cilveler gırla gidiyor.
Yani Adana'da çok mutlu Kaan Bebek.
30 Temmuz 2008 Çarşamba
29 Temmuz 2008 Salı
Adana'dan Sevgiler...
Bodrum tatilinden sonra hastalanan oğlumla hasta hasta bir seyahat daha yaptık. Hem de Adana'ya. Bir kaç aydır Adana' da yaşayan ailem sayesinde bu şehre karşı içimde farklı bir sevgi oluştu. Uçaktan İnip eve geldiğimizde sanki evime gelmiş gibi hissettim. Herhalde içinde anne ve babamın yaşıyor olmasından. Oğlumun hastalığı ateşi bir iki gün daha devam etti. Sadece anne sütü aldı kaşık düşmanı. Kaşığı görür görmez öğürüp savaşan oğlum dünden beri normale dönüyor gibi.
Bu arada 27 Temmuz 2008 de Kaan Bebek ilk defa akdeniz sularına ayak ba stı. Hem de büyük bir zevkle. Umarım hayatı boyunca suyu denizi böyle sever. Banyoya girdiğimiz an sevinçten gözleri ışıldıyor oğlumun.
Evet suyu seviyor demişken artık su içmeye de başladık. Uzun zaman önce almıştım suluğunu. Her gittiğimiz yerede taşıyordum. Ama Kaan içmiyordu. Ben de demek ki anne sütü karşılıyor su ihtiyacını diyordum. Meğer benim akıllı oğlum bardaktan su içmek istermiş. Ne zaman elimize su ya da bardak alsak saldır oldu. Kimbilir belkide Adana'nın sıcaklarındandır.
Bu arada 27 Temmuz 2008 de Kaan Bebek ilk defa akdeniz sularına ayak ba stı. Hem de büyük bir zevkle. Umarım hayatı boyunca suyu denizi böyle sever. Banyoya girdiğimiz an sevinçten gözleri ışıldıyor oğlumun.
Evet suyu seviyor demişken artık su içmeye de başladık. Uzun zaman önce almıştım suluğunu. Her gittiğimiz yerede taşıyordum. Ama Kaan içmiyordu. Ben de demek ki anne sütü karşılıyor su ihtiyacını diyordum. Meğer benim akıllı oğlum bardaktan su içmek istermiş. Ne zaman elimize su ya da bardak alsak saldır oldu. Kimbilir belkide Adana'nın sıcaklarındandır.
23 Temmuz 2008 Çarşamba
Tatil iyiydi ama...
12 Temmuz sabah saat 03:20 gibi yola çıktık. Tahminen 12 saat sürecek olan uzun, yorucu ve korkutucu yola. Kaan'la ilk defa bu kadar uzun sürede araba ile seyahat edecek olmamız günlerdir uykumu kaçırıyordu. Yolda sıkılır mı?, Beslenmesi nasıl olacak?, Çorbası nasıl hazırlanacak?, Uyuyabilecek mi?...Eşyalar arabaya yerleştikten sonra sıra Kaan'ı almaya gelmişti. En büyük isteğim onu uyandırmadan araba koltuğuna yerleştirmekti amaaaa. Daha elimiuzattığım an uyandı. Tabii bende panik. Hah işte uyandı, artık uyumazda, mahvoldu çocuğum. Çıktık yola, hemen emzirmeye başladım. 3-4 km sonra Kaan pes etti ve uyudu. Hem de yolculuğumuzun büyük bir bölümünde hiç korktuğum gibi olmadı. Tabii kolay geçmedi yolculuk ama en azından oğlum sağlıklı ve mutluydu.
Tatilin 4-5 günü de herşey normaldi. Hemen uyum sağlamıştık ortama. Hazır mamalara, çorbalara...
Sonra benim biricik oğlum baktı ki annesi hep yanında. Ben niye bu bir şeye benzemeyen mamaları yiyeyim ki diye düşündü sanırım ve hep anne sütü içti.
Tabii moralim bozulmaya başladı. Uyku düzeni bizi odaya hapsedecek kadar iyiydi. Ama sadece anne sütü istemesi, ağzını kaşıklara mühürlemesi beni çok üzdü.
Kendimi teselliettim hep. Sağlıklı ne de olsa, şunun şurasında ne kaldı evde düzelir...
Eve geldiğimizde durum tersine döndü birden uyuyan çocuk uyumamaya, yemeyen çocukyemeğe başladı. Hey Allahım hiç normali olmayacak mı diye düşünürkeeen.
Biriciğimin ateşi çıktı. Bu gün doktorara gittik. Tahminim dişlerinin çıkacak olmasıydı ama yanılmışım. Malesef boğaz enfeksiyonu olmuş:(
Dr. amcamız yazdı antibiyotiği tabii. Eve gelir gelmez vermek istedim ilaçlarını hemen iyileşsin paniğiyle ama kaşık düşmanı bu açar mı hiç ağzını:( Döke saça, zar zor antibiyotiği verdim sayılır! Ama ateş düşürücüyü içmedi. Anne olmak ne zormuş. Kahroluyorum şimdi. O pis mikrobu nerden kaptı. Neden içmiyor ilaçlarını?
Dr. boğaz enfeksiyonu dediğinden beri bende yutkunamıyorum.
CANIM OĞLUM, YÜZÜN HEP GÜLSÜN İSTİYORUM.
8 Temmuz 2008 Salı
Anne sütü!
Hamileliğimin son günlerinde "Eyvah! acaba iyi anne olabilecek miyim?, Bebeğime bakabilecek miyim?, Ya sütüm gelmezse ve bebeğimi besleyemezsem:( " korkularını yaşamaya başlamıştım. Doğumdan sonra bebeğimi görür görmez, kucağıma verir vermez hadi emzir demezler mi? Haydaaa bu da nerden çıktı?Daha kendimi hazır hisstemiyorum, yeni ameliyattan çıkmışım. Ağrım var. oturamıyorum bile. Ve 26 yıldır sadece estetik açıdan vücudumun bir parçası olan gögüslerimi bir yeme aracı olarak düşünemiyorum. Korktuğum da oldu. Bebeğimi doyurmam için memeden süt gelmesi için 20 kişi üstüme çıktı resmen. Herkes uzman. O diyor şöyle olacak diğeri yok böyle.Neticede psikolojiyle de %100 ilgili olan süt gelmedi. 1. gün, 2. gün, 3. gün:( Herkes telefon açıp sütün geldi mi diye sordukça sinir oluyordum. Gelen sütüm sanki geri gidiyordu. 4. gün annem ve eşim oğlumu sağlık ocağına aşıya götürdüğünde kötü bir haberle geldiler. Kaan'da sarılık başlangıcı varmış. Nedeni ise süt emmemesiymiş! Dünya başıma yıkıldı. Ben ne biçim bir anneyim. İşte kötüyüm, besleyemedim bile oğlumu. Hasta oldu benim yüzümden. Eşimden yalvar yakar süt sağma makinesi bulmasını istedim. Ağlama krizi sonunda o akşam makine geldi. Ertesi gün de yavaş yavaş SÜT. Bebeğim emdikçe sütüm çoğaldı. O kadar çoğaldı ki gögüslerim şişti. Ateşlendim. Göğsüm taş kesildi sanki. Kaan o zaman 1,5- 2 aylıktı. O günden sonra dönem dönem her iki göğsümde de aynı sıkıntıyı çektim. Bir göğsümde apse oluştu ve orada kaldı. Kaan büyüdükçe, geliştikçe çok şükür 1 ay daha emmiş oldu dedim hep süt kesilecekmiş gibi geldi.
Kaan artık 8 aylık ama dün gece o apseli olan göğsüme bir bıçak saplandı sanki. Ateşim yükseldi. Titredim. O kadar çok acı çektim ki biri gelip göğsünü kesmemiz lazım dese hemen derdim. Kaan emmek için uyandığında biraz rahatladım. Acım azaldı. Ama kalp çarpıntım, eklem ağrılarım ve ateş uyumama engel oldu. Kabus gibi bir geceydi.
Komşumla gece yaşadıklarımı paylaştığımda hemen doktora gidiyoruz olmaz böyle yeter artık 8 ay emdi hem dedi. Ben olsun bir kaç ay daha emsin sonra gideriz dedim. İşte annelik galiba bu. Doğru mu yapıyorum yalnış mı ama yeter ki doysun, mutlu olsun.
Kaan artık 8 aylık ama dün gece o apseli olan göğsüme bir bıçak saplandı sanki. Ateşim yükseldi. Titredim. O kadar çok acı çektim ki biri gelip göğsünü kesmemiz lazım dese hemen derdim. Kaan emmek için uyandığında biraz rahatladım. Acım azaldı. Ama kalp çarpıntım, eklem ağrılarım ve ateş uyumama engel oldu. Kabus gibi bir geceydi.
Komşumla gece yaşadıklarımı paylaştığımda hemen doktora gidiyoruz olmaz böyle yeter artık 8 ay emdi hem dedi. Ben olsun bir kaç ay daha emsin sonra gideriz dedim. İşte annelik galiba bu. Doğru mu yapıyorum yalnış mı ama yeter ki doysun, mutlu olsun.
2 Temmuz 2008 Çarşamba
Biriciğim tam 8 aylık

Canım oğlum bugün tam 8. ayını doldurdun. Hep geçen sene ile karşılaştırıyorum bu günleri evet hamileliğimin en zahmetsiz günleri başlamıştı. İlk 4 ay sürekli mide bulantısı ve baş dönmesini günün her saati yaşamıştım. Ne yatabiliyordum ne canım birşey yemek istiyordu. Arada da nedeni belli olmayan kanamalar yaşayınca ilk 4 ay pek hoş anılarla geçmedi. Ama ne zaman 5. aya girdik herşey yoluna girdi. Unutıyordum sahi sanırım 6 - 6,5 aylık hamileyken yanlış bir alarm sonucu doğum kesesi patladı, su geldi sandık. Tarih 30 Ağustostu. Bütün günü aşkımla hastane odasında geçirmiştik. Eğer su gelseymiş yaşama şansı çok düşük demişti doktor. Halbuki Kaan 2,600gr dı. Son aya kadar sorunsuz bir hamilelik. Doğuma 10 gün kalaya kadar da aktif olarak çalışabildim. Ama son ayda artık yatakta sağdan sola dönemez olmuştum. Karnım iyice büyümüştü. Ayaklarım şişiyordu. Doktorum Kaan'ın 9 ay 10. günü 10 Kasım'a gelmesine ragmen biz işimizi garantiye alalım siz 2 Kasım günü doğuma gelin demişti. Dediği de olmmuştu Aydın bey'in Tam 2 Kasım sabahı saat 03:14 de sancılarım tutmaya başlamıştı. Sancı beklemediğimden gaz sancısı sanmıştım. Saati o yüzden tam hatırlıyorum acabı diyerek televizyonun saatinden kontrol etmiştim sancıların aralığı var mı diye 10-11 dk lık aralıkları görünce korkumdan hemen yatmıştım:)Sancıları görmemezlikten geldim yani aklımca:)Tabii sabahı zor ettim saatler hiç geçmek bilmiyordu. Sabah 07:00 evden çıkacaktık. 08:00 de hastanede olun demişti hemşireler. 09:00 da da doğum gerçekleşecekti. Hastaneye gittiğimizde sancilarım 5 dk ya inmişti. Hemen sonra 3 dk ya. Artık dayanması çok zor olmuştu. Nerede kaldı bu doktor? diye söylenmeye başlamıştım. O da sağolsun tam 09:00 da aldı ameliyata sancılarım 1 dk ya inmişti. 9:00 da girdiğim ameliyathaneden 09:03 gibi bir ağlama sesi duyulmuş. Doğumda olan tek kişi ben olmama rağmen bizi bekleyen hiç kimse oğlum olduğuna inanamamış. 09:05 te oğlumu giydiriP getirmişler. Ben de 35-40 dk. sonra arkasından.
ooof of işte böyle tospiklikten gözleri açılmamış, pomuk gibi pembe beyaz, uykulu , 53cm boyunda, 4,300gr ağırlığında dünyanın en tatlı bebeği kucağımdaydı ...
8. ayın kutlu olsun herşeyim.
SENİ ÇOK SEVİYORUZ.
1 Temmuz 2008 Salı
Tatil Günleri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)