31 Ekim 2008 Cuma

Maskara Oğlumun 363. günü:)

Tam bir maskara oldu oğlum. Şebek etrafındaki herkesi güldürmek için ne oyunlar ne numaralar yapacağını şaşırıyor. Takılıyorum bazen bebeğime...yürümek dışında herşeyi yapabiliyorsun diye.
Geçen sene bu günlerde elim ayağım birbirine karışıyordu. Heyecan doruktaydı. Ameliyat olacak olmanın tedirginliği,operasyon öncesinde ve sonrasında yaşayacaklarım, bebek bavulu hazırlığı... Bu sene maskara bir oğlum var diye söz ediyorum. Ne kadar güzel bir duyguymuş.
Canım oğlum 1 senedir birlikte bir macera yaşıyoruz. Sen hayat mücadelesine, ben anne olma mücadelesine başladım. İyi ki doğdun bebeğim.
Herşeyimizsin, bir tanemizsin...
Doğum günü hazırlıklarını yapmak beni çok heyacandırıyor. Ne giyeceğim, ne giyeceksin?
Kimler katılacak?, Menü nasıl olacak?
Cumartesi gecesi kutlayacağız bebeğim. 1 Kasım günü. Zaten o gece gelmeye karar vermiştin:)

21 Ekim 2008 Salı

Hızlı Değişim

Biricik bebeğim artık yavaş yavaş bebeklikten çıkıyor. Hergün yeni bir hareket öğrenmiş, yeni bir davranış kazanmış oluyor. Onun bu gelişimini izlemek o kadar keyifli ki...

Bugüne kadar çok konuşkan biri olmamama rağmen oğlum iletişim kurmayı öğrensin diye, anlayamadığı halde hep konuştum. Bu zaman zaman sıkıcı ve yorucuydu. Kendi kendine konuşuyormuş gibi. Artık son birkaç gündür ne dediğimizi anlayan, tepki veren karşılıklı iletişim kurabildiğim biri var karşımızda.

Top oynamak, ce-ee, bulaşık makinasını keşif oyunlarımızı zevkle oynuyoruz:)

Doğum günü kutlamamıza az zaman kaldı.

Çok heyecanlıyım. Hiçbir doğum günümü zevkle, güzel bir partiyle kutlayamadım. 2 Kasım pazar gününe geldiği için Cumartesi gecesi yapmayı planlıyorum doğum gününü.

1. yaş günü kutlaması umarım güzel geçer...

13 Ekim 2008 Pazartesi

El ele...



Hafta sonunu oğlumla el ele yürüyüş yaparak geçirdik:) Birden bire tek elimi tutup ayaklandı yürümeye başladı küçük meleğim. Çok şaşırdım, düşmemesi için dua ettim. Ama sanki yıllardır bu işi yapıyormuşçasına laylaylom yürüdük koridorlarda. Çok sevindim. Bu adımları kendi başına yürüme için kısa zaman kaldığının göstergesi olarak kabul ettim.

Umarım biran önce tek başına ayaklarının üzerinde durursun ve umarım ben o an yanında olurum bebeğim

8 Ekim 2008 Çarşamba

11. aylık olunca...


Dokuz günlük uzun bayram tatili sürecini İstanbul'da geçirdik. Kaan'ın uyku düzeni, yemesi içmesi herşey yolunda gidiyordu. Kuzeni Berke'yi dikkatle izleyip ne yaparsa yapmaya çalışıyor, onu izledikçe neler yapabileceğinin farkına varıyordu. 2 Ekim 2008 itibariyle 11 aylık olan oğlum birden bire büyüdü. Bu güne kadar herşeyi gözlemleyip,sesini çıkarmayan oğlum sanki sihirli bir değnek etkisi ile istedikleri konusunda diretmeye, istekleri olmayayınca ağlamaya, etrafındaki insanlarla oyunlar oynamaya başladı. Zaten çok bilinçli bakan o gözler daha da bilinçli bakmaya başladı. Yemek zevki bile değişti. Artık kaşıkla verilen muhallebilerdışında biz ne yersek onu yemek istiyor ve bu onu çok mutlu ediyor. Palamut balığını, köfteleri, dolmaları lokma lokma yemeğe başladı. Çok hızlı oldu birden herşey sanki. Ve belkide bu hız neden oldu yine uyku düzeninin bozlumasına. 6 Ekim gecesini unutmayacağım herhalde. Hiç uyuyamadı bebeğim. İnşallah zaman içinde uyku problemimizde çözülür de ailece mışıl mışıl uyuruz:)