26 Mayıs 2009 Salı

Hapur hupur yemek:)

Günlerdir bir müfettiş krizidir gidiyor, gelemediler bir türlü. Yok yni gelmelerini istediğimden değil, sürekli aklımı meşgul ediyor, işten çıkış saatlerim uzadı eksik tamamlamaktan:)
Bu yoğunluk geçecek elbet, tatile az kaldı biriciğim. Bu günlerde senin sayende yeni aldığımız fotoğraf makinasını kullanamıyorum. Ama sabah sen yere atarak bozduğun diğer makine ile fotoğraf çekimi yapıyordun.( makineyi ters tutarak, gözünün içine içine sokarak:))
Emmeyi kesme çalışmalarında bir basamak daha ilerleyerek sabah keyfinide kestim:(
Artık sadece gece yatmadan önce ve bitmez tükenmez uyanmalarında emiyorsun.
Pazar günü tüm gün emmek aklına hiç gelmedi. Ne acıktığında ne de uykun geldiğinde. Bu beni hem mutlu etti hem de ne çabuk unuttu, diyerek bozulmama sebep oldu:) Tabii herzaman ki gibi benimle gündüz uykularını uyumamak için elinden gelen gayreti gösterdin. En sonunda mama sandalyesinde gözlerin kapalı çorbanı içmen görülmeye değerdi:))) Babanla bizim gülüşmelerimizi duyup, gülemeye çalışıp tekrar başının düşmesi:))))
Yemek yeme alışkanlığın çok güzel, bu aralara doymak bilmiyorsun maşallah. Dün ksam kendi başına bir dolmayı götürdün:) Hele kavanozdki meyveyi kendin yemen süperdi. Ben sadece kavanozu tuttum dökülmesin diye:)
Bir yoluna girmeyen şu gece uykularımız:( O da fena gitmiyordu ama bozuldu yine. İnşallah toparlarız onuda canım oğlum benim.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Anneler Günü







Canım oğlumla, anne karnındaki ilişkimizi de sayarsak 3. anneler günümüzdü. Oğlumla, sarmaş dolaş, öpüşe koklaşa kutladık günümüzü. Tek burukluğumuz canım annemden ayrı oluşumuzdu.
Yaptığımız telefon görüşmeleriyle hasret giderdikten sonra, öğleden sonra tam Kaan'a göre olan Alabalık restaurantına gittik. Tam Kaan'a göre çünkü etraf yemyeşil çimenlerle kaplı, bir sürü tavuk,horoz,kaz,köpek var. Yani biriciğimin kitaplardan resimlerine bakmaya doyamadığı hayvanlar. İnanılmaz güzel vakit geçirdik. Kaan büyük bir olasılkla kendisini Alibaba'nın çiftliğinde sandı tüm gün.
Bu arada sütten kesme çalışmalarına devam. Havaların ısınmaya başlaması iyi oldu. Aklına emmek gelmesindiye kendimizi sürekli sokaklara atıyoruz. Dün eve girdiğimizde saat 21:00 olmak üzereydi:)Kademe kademe azaltıyoruz inşallah.
Kahvaltı keyifleri de yapmaya başladık. Evin hali görülmeye değer tabii. Peynirler, zeytinler uçuyor etrafta. Şimdilikbirşey demiyorum ama buböylegitmez ona göre:) Dağınıklığın sebebi kendim yiyeceğim diye yaptığın tutturmalar tabii. Benim de çok hoşuma gidiyor açıkçası. Hele zeytini bile çatal bıçakla yeme başarısını göstermen etkileyici:)
İyice dilbaz oldun son zamanlarda herşeyi söyleyebiliyorsun, bu durum seni de çok mutlu ediyor.
Canım oğlum, sen bana gönderilmiş bir armağansın, seni çok seviyorum.

5 Mayıs 2009 Salı

annie = memme

18 aydır yaşanan bir mucize, uğraş, emek, mutluluk, sitres, sancı... emzirmek!
Daha ameliyat sonrası kendime bile gelememişken, seni rahat rahat görüp sevememişken hadi hadi emzir denmesiyle başladı herşey.
Ne nasıl yani? nasıl olacak? nasıl tutacağım bunu bile bilmezken, hala sütü geldi mi? daha gelmedi, o zaman şöyle yap, böyle yap konuşmalarını duyup strese girdiğim o günlerden...,gelen en 8 haftalık aralıksız emzirme günleri... ardından işe başlayıp 9 ay boyunca 2 saatte bir emzirme buluşmalarımız. En fazla 2 saat ayrı kalabiliyorduk:) seni doyurabilmek, seni emerken mutlu olarak görebilmek,sağlıklı olacağını bilmek, sürekli kucağımda sıcaklığınla olabilmekti mutluluk.
gel gelelim,em emelim:) 18 aylık oldun bile.
Artık daha bilinçlisin, daha bilinçli bakıyor, isteklerini sözlü olarakta ifade edebiliyorsun.
Annie memme. Annie gel.(başınla da gel işareti yapıp, elimden tutuyor).
Annie otur.( koltuğa götürüp, oturmamı istiyor)oturduk peki sonra... sonrası malum kucağıma yerleip hedefe ulaşmak için mücadele:) başaramayınca da;
Annie aç! veeee anne bebeğini emzirir. Bebek minnettar bir şekilde gülümseyerek anniesine bakar:)
İşte o bakışmalar ömre değer
18 aydır yaşanan bu seneryo artık sana yarardan çok zarar veriyormuş gibi geliyor bana:(
Artık yavaş yavaş seni emzirirken buna fazla ihtiyacın olmadığını, artık küçük bebek olmadığını anlatıyorum.(anlayana:))
İnek sütü ile tanıştırıyorum bu aralar.
Gece uykuların düzene girdi gibi( sağın solun pek belli olmuyor ama)
Sen ve ben fazla eziyet çekmeden, bir travma geçirmeden umarım yavaş yavaş bırakırız bu emme işini.
Sen belki benden bile daha kolay atlatacaksın bu durumu,asıl ben ne yapacağım? Sanki ben senin eskisi kadar annen olamayacağım gibi:( tabii yok öyle birşey ama hem sen de hem de bende bağımlılık olmuş anlaşılan:) bakalım neler yaşayacağız canım bebeğim?