




Canım oğlumla, anne karnındaki ilişkimizi de sayarsak 3. anneler günümüzdü. Oğlumla, sarmaş dolaş, öpüşe koklaşa kutladık günümüzü. Tek burukluğumuz canım annemden ayrı oluşumuzdu.
Yaptığımız telefon görüşmeleriyle hasret giderdikten sonra, öğleden sonra tam Kaan'a göre olan Alabalık restaurantına gittik. Tam Kaan'a göre çünkü etraf yemyeşil çimenlerle kaplı, bir sürü tavuk,horoz,kaz,köpek var. Yani biriciğimin kitaplardan resimlerine bakmaya doyamadığı hayvanlar. İnanılmaz güzel vakit geçirdik. Kaan büyük bir olasılkla kendisini Alibaba'nın çiftliğinde sandı tüm gün.
Bu arada sütten kesme çalışmalarına devam. Havaların ısınmaya başlaması iyi oldu. Aklına emmek gelmesindiye kendimizi sürekli sokaklara atıyoruz. Dün eve girdiğimizde saat 21:00 olmak üzereydi:)Kademe kademe azaltıyoruz inşallah.
Kahvaltı keyifleri de yapmaya başladık. Evin hali görülmeye değer tabii. Peynirler, zeytinler uçuyor etrafta. Şimdilikbirşey demiyorum ama buböylegitmez ona göre:) Dağınıklığın sebebi kendim yiyeceğim diye yaptığın tutturmalar tabii. Benim de çok hoşuma gidiyor açıkçası. Hele zeytini bile çatal bıçakla yeme başarısını göstermen etkileyici:)
İyice dilbaz oldun son zamanlarda herşeyi söyleyebiliyorsun, bu durum seni de çok mutlu ediyor.
Canım oğlum, sen bana gönderilmiş bir armağansın, seni çok seviyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder