30 Ocak 2009 Cuma

Sevimli Jokeyler


Abant Gölü kenarında, karlarda atla gezmek hoş olsa gerek:)
Sevimli jokey 1: Berke
Sevimli jokey 2: Kaan

Bonus Kaan


MELEĞİM


29 Ocak 2009 Perşembe

YOĞUN TRAFİK

Bolu Abant'ta süren 3 günlük tatilimiz, dün gece Adana'ya gelmemizle son buldu. Sırada Adana'da geçireceğimiz tatil günlerinde:))
Adana'ya gelir gelmez hastaneye uğradık. Canım oğlum çok halsiz ve iştahsızdı. Tahmin ettiğim gibi boğaz enfeksyonu geçiriyormuş:( Hemen antibiyotiğe başladık. Keyfi yerinde çok şükür ama uyku düzenimiz alt üst olmuş durumda:(
2-3 günde bir yatak değiştiren bir bebeğe göre normal bir durumdur herhalde. Bakalım Kaan Bey'in Adana günleri nasıl geçecek?

27 Ocak 2009 Salı

YÜRÜYORUUUM

Uzun süren bekleyiş Bolu Abant'ta sona erdi.
Yarıyıl tatili için ailece geldiğimiz otele ayak bastığımız anda aşka gelen oğlum yürümeye başladı.
Geniş mekan, 5 yıldız istiyormuş demek:)
Abant'tan kucak dolusu sevgiler

22 Ocak 2009 Perşembe

Ben de işe gidiyorum:)

Bu gün aklıma gelen tüm şeyleri yazıyorum. Okulların tatile girmesi ile önce bir Abant tatili daha sonra anneanne ve dedeye uçuş Adana'ya. O nedenle yazdıkça yazdım:)
Bu hafta sabah evden çıkmak işkenceydi. Bakıcısı kapıda belirince bağırmaya başlıyor:( Tahminimce o geldiğinde önce baba, daha sonra da annesinin gidişinden onu sorumlu tutuyor.
Akşamları da bana nispet yapmak için,eline poşet yada ufak bir çantayı alıp bana (ona yaptığım gibi öpücük atıp)öpücük atıp el sallayarak kapıya doğru gidiyor:)

Sevgi yumağı...

Canım oğlumu gören herkes çok sevgi dolu, mutlu bir bebek deyip duruyor. Son günlerde bu sevgini gösterme konusunda gerçekten çok başarılı. İki ufacık koluyla boynumuza sıkıca sarılması, öpmeye başlaması(abartıp defalarca, yanağımız sırıl sıklam bir şekil alıncaya kadar),babasıyla beni yan yana görünce de hemen gülümseyerek gelip ikimizin arasına sokulup sarılması ile oluşan sevgi yumağı...

Olacak bu iş

Yıkanma korkumuz, en çok canımı sıkan ve elimi kolumu bağlayan konu şu günlerde. Gitti balık gibi sudan çıktı mı ağlayan çocuk, geldi üzerine su değince ağlayan çocuk. Nasıl bir değişim aklım almıyor. Ama azimliyim. 2 gün önce ailece iyice gülüp,eğlenip, kudurduktan sonra terledik hadi ben yıkanayım dedim. Tabii Kaan'ı da soydum ama onu küvetin içine almadım. Şarkılar söyleyerek suyla oynayınca gelmek istedi yanıma. Oyun oynama kısmında gülümserken, üşümesin diye suyu hafifçe dökmemle irkildi. Hemen kucağıma geldi. Olsun ben de devam ettim bir kendi üzerime bir oğluma:) Çok fazla zorlamayayım diye hadii bittiii çıkalım. Baba gelsin alsın seni dedim. Başladık babayı çağırmaya. Ses yok! Ben sesimi yükseltip bağardıkça Kaan tedirgin olmaya başladı tabii bişey var herhalde diye:( Ağlak bir suratla elinide açıp kapayarak gel gel yapıp ba-baaa diye çağırmaya başladı.
Baktım gelen giden yok üşümeyide göze alamayınca can havliyle bir sakatlık olmadan Kaan'ı alıp çıktım. Babamız kanepede uyuya kalmış! Tabii o uyku benim dırdırımla kabusa dönüştü. Düşecektikkkk, ya ölseydiiik:)

21 Ocak 2009 Çarşamba

Kaan Kayıtta:)

Meraklı bakışlarıyla herşeyi inceleyip kaydediyormuş bizim yumurcak. Geçen gün banyo hazırlıkları için küvetin içine yerleştirdiğim kovayı, küvetin içinden çıkardı. Kapının arkasına hızlı adımlarla yürüyüp, kaloriferin üzerinde bulunan temizlik bezlerinden birini alıp kovanın içine attı. Ben bu esnada şaşkınlıkla ve merakla bakıyorum tabii. Etrafta kavanın içine atmak için o kadar eşya varken neden bez aldı diye. Daha sonra küvetin yine içine sarkıp bir şampuan alıp onu kovanın içine sıktı.(Tabii kapağını açamadığı için sıktığını sanarak ve sesini çıkartarak)Ne yapacaksın dememe kalmadan aldı bezi kovanın içinde elleriyle ovuşturdu(sıkmış) ve yere sürmeye başladı. Daha sonrabenim şaşkınlıkla ses tonumu ayarlayamayıp patlattığım kahkaha ile irkilip bıraktı:)
Benzer şeyleri daha öncede yapıyordu. Yani herzaman evimizin baş köşesinde tuttuğumuz biricik oyuncağı süpürgemizi alıp koltukların altına eğilip vuuuuv sesleri çıkartmak, yerde bulduğu ütüyü yine halının üzerinde ileri geri hareketler yaptırmak vb.
Anlaşılan ev işlerinde hiç sıkıntı çekmiycem, oğlum annesinin en büyük yardımcısı olacak gibi görünüyor:)

19 Ocak 2009 Pazartesi

Alışveriş Keyfi


Biriciğim, yavaş ama emin adımlarla gelişiyor. Bebek gelişim kitaplarına bakılırsa 18. aya kadar yürürmüş bebekler. Ama çevremize baktığımızda "yaşını karşılama" olayının söz konusu olduğunu görüyoruz. Kaan'da fiziksel olarak yaşıtlarından iri olduğu için sanki onlardan da daha hızlı bir gelişim gösterecek diye düşündük. Canım oğlum emeklemenin, sıralamanın tadını çıkara çıkara büyüyor. Sıralamadan sonra en sevdiği şey, desteksiz öylece ayakta durmak:) Koltuk tepelerinde, sehpa üstlerinde eller yanda açık öylece dikilmek. Aman ne mutlu oluyor anlatamam. İş yapıyor:)

Bir ay öncesine kadar yürütmek istediğimizde, isteksiz davranıyordu. Son 1-2 haftadır ise her yere yürüyerek gitmek, evi oda oda gezmek istiyor.(el ele) Sanırım bu onda alışkanlık yaptı. Artık bir yere gitmek istediğinde aklına emeklemek değil yürümek geliyor. Tabii biz de anne oğul el ele gidiyoruz. Güven duygusu iyice gelişti sanırım artık kanepeye yaklaştırdığımız ortasehpamızı 5-6 adım atacak şekilde iyice ortaya çektik. Tereddüt etmeden yürüyor. Bakıcı teyzesinin geliştirdiği "kucak kucak" oyunu sayesinde yine kollarımızı açıp Kaan'ı çağırdığımızda 5-6 adım atarak gelip kucaklaşıyoruz.


Dün yarım gün çalıştığım için oğlumla alışveriş merkezinde buluştuk:) Bakıcı teyzesi ile jetonlu oyuncaklara gitmişler. Küçük bir çocuğun yürüyebileceği kadar bizimle el ele yürüyerek alışveriş yaptı oğlum. Yorulduğu zaman kucağımıza aldık.

Yürüdüğü için diğer eliyle raflara rahatlıkla saldırabildi tabii... En komiği artık ortadan kaldırdığım bebek küvetinin aynısını görünce galiba kendisinin sanıp çekiştirerek götürme isteğiydi:)))

Oğlumla yürüyerek alışveriş yapmak, gezmek en az benim kadar onuda hem mutlu etti hem de biraz yordu sanırım. Eve gelir gelmez iki saatlik deliksiz bir uyku çekerek enerji toplaması gerekti:)

16 Ocak 2009 Cuma

Öpücük Yağmuru


Canım oğluma her zaman sevgimizi öperek, sarılarak göstermeye çalışıyoruz. Sanırım o da bu şekilde sevgi gösterildiğini öğrendi. Dün akşam yorgunluktan kanepelere uzanmış anne ve babası arasında mekik dokuyarak bizi öpücük yağmuruna tuttu. Hem çok mutlu olduk hem de çok eğlendik.

Canım oğlum sana kocaman öpücükler...

14 Ocak 2009 Çarşamba



Canım meleğim, hala tam olarak yürüyor diyemesem de, en azından gitmek istediği yere ele ele tutuşarak birlikte gitmeyi istiyor. Tek başına attığı bir kaçadımdan sonra destek alacak bir yer arayışına giriyor. Çok temkinli ve belki fazlasıyla ürkek bebeğim:(

Doğduğu günden beri suyu seven, banyo yapmaktan zevk alan, oğlum hüngür hüngür ağlıyor. Çok severek içine girmeye başladığı yeni oyuncağı küvette yıkama ümidimde dün gece suya düştü. Malesef yine hüngür hüngür ağlayarak yıkamam gerekti oğlumu. Neyapacağımı bilmiyorum. Neden korktu, nasıl sevdireceğim tekrar? :(

7 Ocak 2009 Çarşamba

Henüz 14. ayını doldurmuş bir bebek olmasına rağmen, geçenlerde 2. oyun sepetini de alıp ağzına kadar doldurduk. Tabii sepetin içine sığmayan oyuncaklar ve sürekli el altında yani ortalık dağıtan oyuncaklarda var.

Tabii kabahat benim, her beğendiğim oyuncağı aman bununla dişini kaşır, aman bunun düğmeleri ses çıkarıyor, bu çok eğitici vb. kulplar takarak alırsam olacağı bu. Kaan aldığım herşeyle severek oynuyor yada ilgileniyor tabii ama en çok ilgisini çekenler adı oyuncak olmayan nesneler:)

Bulaşık makinası ilk keşiflerindendi. Daha sonra sarjli el süpürgesi, tabaklar, kaşıklar... Son bir haftadır en sevdiği oyuncak elektrik süpürgesiydi. Elektrik süpürgesini kaldırmamız mümkün değil, kıyamti kopartıyor. İllaki salonun yada odasının ortasında duracak. O ister üzerine binecek ister ters düz edecek isterse de yerleri süpürüyormuş gibi yapacak. Geçen gün en çok durumu abarttığı gün, bakıcı teyzesinin ayağında sallanırken bir eliylede sımsıkı süpürgenin hortumunu tutup uyuya kalmasıydı.

Dün keşfettiği oyuncak bu güne kadar keşfettiği en büyük oyuncaktı. Banyo küveti! Doğduğundan beri kendine özel küvette yıkanan oğlum, bir uzay mekiğini andıran, jakuziden buhar banyolarına kadar pek çok fonksyonu olan fakat hiç bir fonksyonunu kullanmadığımız bu küvetten korkuyordu. Ne olduysa dün banyodayken küvetin içine girme girişiminde bulundu. Ben de bu çabasını destekledim. Belki alışır sever de onu bundan sonra bu küvette yıkarım diye. Alışmak ne demek, Kaan beyi küvetten çıkarabilene aşkolsun:)
Bu olayı da yaşayınca pes dedim ve uzun bir süre oyuncak almamaya karar verdim:)

6 Ocak 2009 Salı

My Love


Farklı resimler:)



Kar Keyfi...


Cumartesi gecesi başlayan kar hiç durmadan pazar günü de yağınca etraf bembeyaz oldu. Kaan gökyüzünden düşen karlara hayretler içinde bakıp anlamaya çalışıyor. Acaba gökyüzünden kim atıyor bu pamukları der gibi pencereden bakınca dışarı çıkıp oğlumuzu karla tanıştırdık.