27 Mart 2009 Cuma

Sabah 04:00 nöbetleri

Geçen hafta canım annem bizimleydi. İşe gidip geldiğim için bu işin en çok tadını anneanne torun çıkardılar. Koyun koyuna yatıp, oyunlar oynadılar. Hızlı geçip gitti güzel günler. Anneannesinin koynunda yatıp uyumaya alışan uykusuz prensim, son günlerde kurulmuş saat gibi 04:00'te uyanıp bir daha uykuya dalmakta zorlanıyor. Dolayısıyla bende:( Allahtan saat 04:00'e kadar pek uyanmıyor ama o arada bende uykuma doyduğum için o saatten sonra gözüme uyku girmiyor. Kaan bey ayaklarımda, koltuk, kanepe tepelerinde elimde kumanda... sabah 07:00'a kadar uyutmayı başarıyorum ayaklarımda sallayarak! mümkün değil yatağına yatmıyor. Şaştım kaldım. Ne yapalım geçecek inşallah...

Bu arada babasından öğrendiği ellerini havaya kaldırıp oleeey! demek pek hoşuna gidiyor.
Bütün bebeklerin bıktırdığı soru "bu ne?" benim oğlumda "aaa o da ne?" şeklinde gelişti:)))
Dün yemek hazırlıklarında mutfak robotundan koktuğu sırada, korkma dememle birlikte o mutfak robotunu görür görmez "korku" demeye başladı.
Uyudun mu? sorusuna başını sallayarak uyu, iyi misin sorusuna da yine baş sallanarak iyi demeye başladı.

24 Mart 2009 Salı

Hoş geldin Kerem Bebek



23.03.2009 Pazartesi günü saat 08:35 itibariyle Kerem bebeğimiz dünyaya geldi. Sağlıklı, mutlu, uzun bir ömür diliyorum. Dünyalar tatlısı minik Kerem sayesinde canım oğlum ağabey oldu sayılır. Aslında aranız yaklaşık 16 ay. İleride çok iyi arkadaş olabileceğinizi umuyorum.

10 Mart 2009 Salı

Hoş Sohpet

Canım oğlumla sohpet etme zevkini yaşıyoruz bu günlerde. Eskiden anlaşılmaz sözcüklerinin çoğunlukta olduğu konuşmaları, ben desadecesoru işaretleri yaratıyordu.Acaba ne demek istiyor? diye.
Şu günlerde,iletişim kurmakta zorlandığımız söylenemez,çoğunluğu konuşarak ama anlaşılamadığını düşündüğü yerlerde vücut diliyle hiç olmadı kolundan tutup çekerek derdini anlatıyor.
Dilinden düşürmedikleri; Anne - anna
baba
dede
abla
mama
gol
top
şu
su
teyze

gel
çık
ver
bay bay
güle güle
düt düt
pisi
hav hav
tuttu
düştü
bitti
gitti

3 Mart 2009 Salı

Bir kaç resim...

Canım Arkadaşım

Hızla büyüyorsun, her gün her dakika... Her an beni şaşırtıyor ve bunu ne zaman öğrenmiş olabilir diyerek? düşündürüyorsun. Tabii ki bu durumdan son derece memnunum biriciğim büyüyor, gelişiyor daha ne isterim.
Şu an tam 16aylıksın. Sanırım bu ay bebeklerinin hepsi hemen hemen senin gibidir. Ama sen benim süperimsin tabii başkasını bilemem:)
Dün izin günümdü. Bakıcı teyzenin de Dr. a gitmesi gerektiğinden bütün günü birlikte geçirdik.
Havanın güzel olması avantajını kullanarak yürüyüşe çıktık! Ne büyük zevk anlatamam.Oğlum ve ben! el ele:) Tabii yürüyüşümüz 10 dk mesafeyi bile yarım saatte gidebilecek düzeydeydi. Yavaş yürüdüğünden değil, gördüğün her taşta, her çöpte yaprakta Aaaaa diyerek durup bakmandan:)
Yorulduğunda kucağıma, ben yorulduğumda yürüyerek tamamladık gezintimizi.
Ardından alışveriş merkezi ziyareti derken 2 saati geçirmişiz. Eve döndüğümüzde hemen uyuyakaldın:)
Uyandığında okuduğum dergime ortak olup, benimle birlikte okumaya çalıştın:)
Akşam sipariş ettiğim duvar stickerını görünce yaşadığım sevinci benimle paylaşıp, bana yardımcı olmak için sandalye tepelerine çıktın:)
Canım arkadaşım, bu güzel gün içi sana kocaman öpücükler...