




Evimizde besleyip büyüdüklerini bile pek farkedemediğimiz bir kaç yeşil bitkimiz var. Çiçek açsınlar diye vitamin takviyelerine bile başladım ama sanırım güneşe göre konumlarında sorun var. Neyse bu sebeple evde çok istememe rağman bir türlü çiçek yetiştiremiyordum. Vazoya koyduklarımızda iki günlük. Yapma çiçekleri de zaten sevmiyoruz. Dün gittiğim bir sera da kendimi cennette gibi hissettim. O kadar güzel çiçekler vardı ki. İmkanım ve yerim olsa hepsini eve götürmek istedim. Sonra gözüöe domates fideleri ilişti, bayıldım. Biber, çilek ...vb neler neler. Hemen kendimi kaybettim tabii. Az önce aay çok güzel ama ben alamam derken. Aaa şunda da olsun, bir de bunu alayım...:) Evet artık kendi domatesimizi, biberimizi,çileğimizi yetiştiriyoruz:)) O kadar olmasa da büyümelerini seyredip belki tatmaya kıyabiliriz:)) Kaan'ın pek hoşuna gitti tabii. Balkona çıkarmamız lazım onlar evde büyümez deyince kıyamet koptu. Hayır burda yanımda dursun diye:)
Tabii sera da o kadar iştahlanmışken bir de oğlumun dikili ağacı olsun, doğaya katkıda bulunsun diyerek bir ıhlamur ağacı aldım. Kaan'a hadi küreklerini alalımda ağacımızı dikelim deyince deli oldu. O sevinçle kazma işini kepçeler yapar anne diyerek kepçelerini de aldı:))
Apartman görevlisinin çukuru kazmasına yardım etti. Görevli "bak sen büyüdükçe bu ağaçta büyüyecek" deyince Kaan " ben büyüyünce senin gibi olucam" dedi.(yani ağaca değil sana benziycem:))
Görevli de sen benim gibi olma büyük adam ol, doktor ol deyince. Iıhh olmam doktor, istemem diye büktü hemen dudakları:))
Sonunda da görevliye sesleniş " duman amcaaaa" bizde şaşkınlık nerden çıktı duman amca lafı şimdi diye:)) Sonra çocuk her görevliyi gördüğünde elinde sigarası olduğu ve kaloriferi yaktıktan sonraki apartmanda oluşan koku ve isten olduğunu tahmin ettik:)))
Akvaryumdaki dalgıçta malum hortum amcaydı:))