31 Aralık 2008 Çarşamba
27 Aralık 2008 Cumartesi
Yeni Yıl Oyuncağı
Evlendiğimiz yıl eşime zorla aldırdığım görkemli! :) yılbaşı ağacımızı sadece o yıl kullanmak kısmet oldu. Çünkü ikinci yılımızda Kaan'ın doğumu, bakımı derken meşgul olamadım ağaç süsleme işleriyle. Ee malum bu yılda Kaan'ın meraklı keşif dönemi...Yılbaşı ağacı başımıza yıkılmasın diye kuramıyorum. Evimizde yeni yıl ruhunun eksikliğini hissedince dün marketten masa boyu çam ağacı satın aldım:) Kaan yıkamaz, dökemez diye.
Ama bu sefer Kaan ıh ıhh diyerek sürekli masaya çıkma talebinde bulunmaya başladı:) Masada bir çocuk bir çam ağacı. En azından küçük bir ağaç sürekli olarak yıkılıp, dökülüp duruyor:) Sanki Kaan Bey'e oyuncak aldık. Süsler yerinden çıkarılıp çıkarılıp takılmaya çalışılıyor.
Oğlumda annesi gibi seviyor şu ağaç süsleme işini. Bakalım seneye büyük ağacımızı kurabilecek miyiz? :)
25 Aralık 2008 Perşembe
Ailece Hastayız :(
En sevdiğin oyuncak bozuldu:(
19 Aralık 2008 Cuma
Minik Müzisyen
Biricik oğlumun , artık genlerin ve hamilelikte dinlenilen müziklerin etkisi mi bilmem inanılmaz bir müzik kulağı var. İnanılmaz diyerek abartıyorum belki ama, insan 13 aylık bebekğin şarkı mırıldandığını, eliyle yada eline aldığı kaşık, çatalla tempo tuttuğunu, ellerini çırpıp, bileklerini kıvırdığını görünce şaşırıyor.
Sana aldığım tüm oyuncaklar, ışıklı ve müzikli... seni oyuncaklarınla oynarken izlemek, reklam müziklerini duyar duymaz oynadığını görmek çok keyifli.
16 Aralık 2008 Salı
Neyse artık toparlanıyorsun, dünkü pansumanda durum gayet iyi görünüyordu.
Dün akşam, 15.12.2008 büyükbaban bize yemeğe geldi. Eve birisi geldi mi sevincinden deli oluyorsun tabii bu kişi birde aileden biriyse daha da mutlu oluyorsun. Adana'dan beri yürüme isteğinde bayağa bir artış olmuştu. 1-2 haftadır destek almadan ayakta durmak sana çok keyifli geliyordu. Adana'da bir adım atıp kendini yere bırakmaya başlamıştın.
Dün geceeee seni uyutmak için odana götürdüğümde, kucağımdan hızla inip 3-4 adım uzaklıktaki oyuncağını almaya yürüyerek gittin:) ben arkanda kalmıştım. Panik yapmadan aferin oğluma demekle yetinmeye çalıştım ama aslında yaşasıııın ! diye bağırmak geldi içimden. İlk adımlarını atarken yanında olamamaktan korkuyordum.
Bana bu zevki yaşattığın için teşekkürler oğlum.
12 Aralık 2008 Cuma
Adana'da Kurban Bayramı
Yemek vaktiydi. Senin karnını doyurmuştum. Sıra 8 yetişkine gelmişti. Bayram ziyaretine gelen misafirler sürekli gelip gitmeye başlamışlardı. Tabii bizde beklemekten sıkılmııştık. Son misafirlerin gitmesiyle birlikte herkes mutfakta masanın etrafında toplandı. Sen huysuzlanmaya başlayınca büyükbaban durun ben alırım Kaan'ı dedi veeee ardından bir feryat koptu. Ben ne olduğunu bile anlayamadan herkes paniklemişti. Üzerine çorba dökülmüştü oğlumun. Soğukkanlı olup olmamıştır birşey dedim hemen soyalım Kaan korktu gürültüden. Pantalonun çıkardığımızda içim rahat etti bişey yok işte dedim tekrar. Ama sıra çorapları çıkarmaya gelince sol ayağının topuk kısmının kanadığını gördüm. Aman tanrım anlayamadım bile bu kan nerden çıktı?