30 Temmuz 2008 Çarşamba

Adana Günleri...

Hala Adanada'yız. Uzun bir misafirlik ama annemler, eşim, oğlum hep bir aradayız ve çok mutluyuz. Ayrılık çok zor olacak. Kaan anneannesine tapıyor, büyükbabasının ise etkilemek için ne yapacağını şaşırıyor. Aynı şekilde annem ve babam da Kaan'a bayılıyorlar. Daha hamileyken pabucum dama atılmıştı. Bir gün konuşma sırasında şımarık bir şekilde iyi ki doğmuşum değil mi? diye sorduğumda´
babam "evet, sen olmasaydın Kaan olmazdı!" diye cevap vermişti.

Kaan'nın sağlığı, keyfi, iştahı neyseki yerinde. Tabii bunlar otomatik olarak benimde keyfimi etkiliyor.

Bütün hayatımız Kaan'nın üzerine kurulu durumda. Dışarı çıkmak için onun uykusu, açlığı, keyfi yerinde olmalı. Yoksa evdeyiz. Ya da dışarıdaysak hemen eve...

Ama yine de sorunlu bir bebek olmadığından uzun yolculuklara çıkabildik Kaan'la. Henüz 5,5 aylıkken Adana'ya geldi Kaan uçak yolculuğu yaparak 172 günlükken.

Sonra Bodrum tatili yaptı 12 saatlik kara yolcuğuluyla...

Şimdi yine Adana da. 2 Ağustosta 9. ayını bitirecek canım oğlum.

Babam sakın çocuğu kimseye vermeyin, gözünüzün önünden ayırmayın kaçırıverirler diyor. Çarşıda, yollarda her gören Kaan'a hayran. Kucağa almak isteyenler, öpmek isteyenler. Tabii beğenilmesi sevilmesi çok hoş ama ben içten içe mikrop kaparsa telaşı yaşıyorum. Halbuki Kaan'dan önce ben de güzel bir bebek gördüğümde hep dokunmak isterdim. Kaan da kayıtsız değil tabii, çapkın çapkın gülmeler, cilveler gırla gidiyor.

Yani Adana'da çok mutlu Kaan Bebek.

Hiç yorum yok: