Günlerdir yoğunluktan yazamamışım bebeğim. İşteki ve evdeki koşuşturmalar o kadar yoğun ki:( ne resmini çekebildim bu aralar ne de bloguna yazabildim.
Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar başlamaz sokak çocuğu oldun. Meğer ne kadar sıkılmışsın evde:) Bazı günler eve geldiğimde seni bulamıyorum. Sen benden daha sonra üzerin,saçların hatta bezin bile kum içinde kalmış bir şekilde geliyorsun eve:)
Konuşmaya,anlatmaya devam. Hatta artık şarkı bile mırıldanıyor, kendi mırıldandığın şarkı eşliğinde bile oynuyorsun:)
Ama beni en çok güldürdüğün şey, telefon konuşmaların. Eline telefonun alıp hızlı hızlı adımlarla bir o yana bir bu yana yürüyerek, sesini yükseltip alçaltarak, suratını çok ciddi bir şekle sokarak konuşup ardında da kahkahayı basman oluyor.
Yine tenceler, tavalar, kovalar ve tabii ki elektrik süpürgemiz evin hep orta yerinde.
Aldığım hayvanlarla ve eşyalarla ilgili kitaplar sürekli elinde. Kitabındakitüm hayvanların seslerini çıkarabiliyorsun. En çok sevdiklerin ise pisi pisi ve hav havlar:)
Suya olan düşkünlüğün devam ediyor çok şükür o korkulu günler geçti. Şimdi seni küvetten çıkartınca kıyamet kopuyor:)
Nazar değmesin diye kendim bile söylemekten korkuyorum ama çok şükür ki gece uykuların düzeldi. Meme emmeye düşkünlüğün 1-2 gündür azaldı gibi ama değişebilir...
Yanii zaman geçiyor, biz yetişemiyoruz. Keşke her an yanında olabilsem. Geçen sabah evden çıkarken ki bana bakışın beni mahvetti:( Ağlamadın, kızmadın hatta el bile salladın ama içim acıdı o bakışa:(
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder