2 Şubat 2009 Pazartesi

Gezmeye Devam

Adana'da iki gece kaldıktan sonra cuma günü Antakya-Hatay'a, yaz tatilinde keşfettiğimiz otele gittik(ottoman) Niyetimiz kendimizi termal sulara bırakıp dinlenmekti. İsteğimizi de kısmen gerçekleştirdik. Yani termal sulara girip şifa bulduk bulmasına ama 15 aylık bebekle gidince dinlenme kısmını pek gerçekleştiremedik tabii. Allahtan annemlerle gittik. Zaten aksi halde mümkün değildi termal sular falan:)Sırayla bir onlar sularda bir biz:)Hep espirili bir şekilde söylüyorum Kaan'dan sonra önce psikolojik sonra fizyolojik olarak tedavi görmem lazım diye:) Gerçekten de koşuşturmacalı da geçse saunaydı, fin hamamıydı, termal sulardı, hamamlardı derken rahatlamışız biraz.
Kaan yürümeye başladığı Abant Oteli'nden sonra, ikinci otelinde de coştu tabii. Çok şaşırtıcı bir şekilde otelde hep küçük çocuklu aileler vardı. 12,13,14,15 aylık bebekler. Yani Kaan'ın akranları.Benim oğlum televizyonda bile bebek görünce kendisine sarılıp aaayy diyerek sevinen bir bebek. Kendi akranları bile olsa hepsini sarılıp öpmek için deli oldu. Genellikle de kız bebekler vardı şansımıza:) Kızların Kaan'dan minyon olmalarına rağmen daha hızlı bir gelişim gösterdiklerini gördüm. Bizim yeni yürüyen beyimiz kızların hızına yetişmekte biraz zorlansa da keyifli vakit geçirebildi. Gelişimleri iyi dediğim kız bebekler çok iştahlı olmasalarda anneleri ne verse yerken bizim tospik kaşıkla ikram edilen çorbalara bile hep burun kıvırdı. Ama farkettim ki bütün anneler aynı dertten şikayetçi yemiyor!!!! Ama uyku açısından benim gibi zorlanan olduğunu sanmıyorum annlerinin, babalarının kollarında mayışmış, ya da bebek arabasına kurulup annesi babası onunla ilgilenmezken bibaronundaki sütü içip sızan bebekleri gördükçe kıskançlıktan kudurdum:(
Zaman kısıtlı, tatilimizin 1. haftası farketmeden bitti. Farketmeden diyorum çünkü günlerden ne olduğunu farkedemeden sürekli seyahat ediyoruz. Gezmeyi çok seviyoruz. Ama Kaan'ın küçük oluşu, mevsimlerden kış oluşu, biraz sıkıntı yaratıyor tabii.
Kolay değil bir hafta içinde Edirne-İstanbul-Bolu-İstanbul-Adana-Hatay-Adana yolları taştan....:)
O kadar yoldan sıkılmış ve yorulmuşum ki Mersin'de büyük bir alışveriş merkezi olduğunu duyduğum anda gözlerimin parlaması 3 saniye falan sürdü:) Ne Mersin mi? Kaç km? :)))) Yok artık gidemeyiz valla. Çarşamba günğ kısmetse önce İstanbul'a oradan da paşa paşa evimize...bu günleri hasretle anmaya

3 yorum:

Adsız dedi ki...

kaanı cok seviyoruz...

Adsız dedi ki...

Kaan'ı cok seviyoruz.

Adsız dedi ki...

calısmalarının devamını dılıyoruz