5 Haziran 2012 Salı

İlk Gösteri İlk Heyecan

Tüm gün içimde anlam veremediğim bir kıpırtı hissettim. Bir huzursuzluk bir telaş...aynı zamanda da rahatlık. Biriciğimin yıl sonu gösterisi vardı çünkü. Heyecanlıydım ilk gösteriydi, rahattım çünkü nasıl olacağını çok iyi biliyordum. Evde kıyafetlerini giydirmeye başladığım an ellerim titremeye başlamıştı. Okula gittiğimizde işte dedim bildiğim ortam ama bu sefer rahat olduğunu sandığım oğlum elimi bırakmak istemiyordu. İşte o zaman kalbim iki katı hızla çarpmaya başladı. Karnımda kardeşin, elimde sen koca dünyayı elime bıraktılar sanki. Arkadaşlarının içinde ağlayanlar gibi yapıp ben de rahatlayabilseydim keşke. Ama sana güç lazımdı. Hadi oğlum ben buradayım, öğretmeninin yanına git ve ne diyorlarsa yap tamam mı:(( Ben yanından uzaklaştıkça sen daha soğukkanlı olmaya (görünmeye) başladın. Ben de senin soğukkanlı görünmeye çalışan heyacanlı görüntünle baş etmeye çalışmaya başladım. Yurt dışında olan baban telefonla aramıştı. Onunla konuşursam güç alırım dedim ama mümkün değil konuşmaya başladığım an gözlerim doldu, sesim titredi başaramadım ve konuşamadım. Tüm seyirciler otururken ben de oturmayı hayal etmiştim ve hayal oldu. Yer vermek isteyen bir sürü insanı reddettim oturmam ne mümkün. Seni rahat görebileceğim ama senin beni görüp dikkatini dağıtmayacağın bir yer buldum kendime. Gösteride ilk sıradaydın. Senin sahneye çıkmanla başlıyordu herşey. Sahneye çıktın, yerini buldun ve spot ışıklarının altında onca kalabalığın karşısında gülümseyerek durdun. Ne güzel bir gururdu. Benim küçük oğlum... Gösteride ne zaman ne yapman gerekiyorsa en güzel şekilde yaptın. Seninle bir kez daha gurur duydum. Başarılı olduğun için değil sahnede dik durabildiğin için... Seni seviyorum

Hiç yorum yok: