İlk kez hastalandığında 3 aylıktın. Ben çalışmaya başlamıştım ve sanırım taşıdığım mikropları sana bulaştırmıştım. İlk kez şuruplarla tanışman böyle oldu. O günlerde çok küçük olman sebebiyle başlayan şurup içememe-içmeme bugünlere kadar sürdü...
Geçtiğimiz aylarda ise bu mücadelelerimiz tavan yaptı resmen. Ateşler içinde yanmana rağmen şurup içmemek için verdiğin mücadele inanılmazdı. Her türlü yöntem ve tekniğin yaşandığını, gizli kapaklı oyunların yapıldığını söyleyebilirim. Hiç bir anne çocuğunun hasta olmasına dayanamaz elbette ama ben emin ol kahroluyordum sen hasta olduğunda. Çünkü şurup içmediğin için ne ateşin düşüyordu ne de hastalığın çabuk geçiyordu. En ufak bir soğuk algınlığı bile bizim için kabustu taa ki bugüne kadar. Aynı zamanda 6 aylık bebekliğinden sonra başlayan doktor korkunda bizi çok zorluyordu.
22 Ocak gecesi birden bire ateşlendin. Beni ilk şaşırtan ateşini ölçmeme itiraz etmemen oldu. Buna bile şükrettim. Sabah olduğunda doktora gitmemiz gerektiğini söylediğimde. Tamam anneciğim ama abi doktora gidelim demen bile beni mutlu etmeye yetti.
Dediğini yaptık erkek bir doktora gittik ve ilk defa hiç itirazsız, gözyaşı olmadan sessiz sedasız muayene oldun. Ve elbette tedavi süreci gereği Dr. şurup verdi.
Kaancığım hadi hayatım şurup içme zamanı geldi dediğim anda, klasik mücadelenin başlaması gerekiyordu. Ama bir mucize oldu sanki ve sen "ben artık büyüdüm değil mi, abi oldum . İçmem lazım dedin" ve içtin. Dünyalar benim oldu. Bir kaç saat iyi olacağını bilmek, mücadele etmemenin verdiği hafiflik, mutluluk anlatılmazdı. Demek benim oğlum gerçekten büyümüş, 1-2 ay öncesiyle ne kadar büyük bir farklılık inanılmazdı doğrusu. Ama içimden bir ses bu herhalde bir kerelik oldu sonra yine zorluk çıkarır demeden edemedi. Şükürler olsun ki bu şurup içme olayı defalarca tekrarlanmasına rağmen hiç bizi zorlamadı. Ne büyük bir mutluluk anlatamam. Burnun sular seller gibi akıyor, ama benim içim rahat çünkü oğlum artık şuruplarını içiyor...:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder