20 Ağustos 2008 Çarşamba

Tay tay...

İşe gitmeye başladığımdan beri kaygılıyım, acaba oğlum düştü mü? diye. İnanılmaz mutluluk verici birşey yürüme çabasını görmek, ama bir o kadar da ürkütücü. Şimdiye kadar ne yazık ki birkaç düşme deneyimi yaşadı. Hepsinde de yüreğim ağzıma geldi ama belli edemiyorum hiç birşey aman oğlum korkmasın diye.
Hatta şarkılar söyleyip görmemezlikten geliyorum o kadar zor ki ama korkutup ağlatmak ta istemiyorum.
Evdeyken birlikte emekleyip birlikte yürüme, tutunma çalışması yapıyoruz. Çok hızlı ilerleme kaydediyor. Salonun ortasındaki deri sehpanın ceplerini çekiştire çekiştire ayağa kalkarken, şimdi düz duvara bile tutunup kalkıyor. Tabii ben tam arkasında, nefesimi tutmuş onu izliyor olıyorum. Düşme yada çarpma anı da o kadar hızlı oluyorki dibinde de dursam engel olamıyorum. Aşırı korumacılık gösterip biriciğimide ürkütmek ve caydırmak istemiyorum:(

Aman oğlum ha gayret hadi tay tay...

Hiç yorum yok: